ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİNE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesine Dayalı Tapu İptal ve Tescil
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, özellikle yaşlılık döneminde kişinin bakım ve gözetiminin sağlanması karşılığında malvarlığının belirli bir bölümünün veya taşınmazlarının bakım borçlusuna bırakılmasını sağlayan önemli bir sözleşmedir.
Ancak sözleşmenin yapılmış olması, taşınmazın her durumda kesin olarak bakım borçlusunda kalacağı anlamına gelmez. Bakım borçlusunun sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, sözleşmenin usulüne uygun şekilde kurulup kurulmadığı, temlik edilen taşınmaz ile bakım edimi arasında sözleşmeye aykırılık bulunup bulunmadığı ve somut olayın diğer özellikleri önem taşır.
Özellikle mirasbırakanın ölümünden sonra mirasçılar ile bakım borçlusu arasında uyuşmazlık çıkması hâlinde ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davası gündeme gelebilir.
Yargıtay’ın iş bölümünde de ölünceye kadar bakma ve gözetme sözleşmesine bağlanarak yapılan temlikli tasarruflar hakkında sözleşmeye aykırılık veya geçersizlik iddiasıyla açılan tapu iptal davaları, TBK’nın 611 ve devamı maddeleri kapsamında ayrıca belirtilmektedir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi nedir?
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, taraflardan birinin diğerine ölünceye kadar bakmayı, onu gözetmeyi ve ihtiyaçlarıyla ilgilenmeyi üstlendiği; diğer tarafın da bunun karşılığında malvarlığının tamamını veya bir kısmını devretmeyi taahhüt ettiği sözleşmedir.
Bu sözleşmede iki tarafın da karşılıklı yükümlülükleri bulunmaktadır.
Bakım alacaklısının malvarlığından yaptığı temlik, bakım borçlusunun üstlendiği bakım ve gözetim borcunun karşılığında gerçekleştirilir.
Bu nedenle sözleşmenin değerlendirilmesinde yalnızca tapunun kimin adına kayıtlı olduğuna bakılması yeterli değildir. Tarafların sözleşme ile üstlendikleri edimlerin tamamının değerlendirilmesi gerekir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayanılarak tapu iptal ve tescil davası neden açılır?
Bu tür davalar farklı nedenlerle gündeme gelebilir.
Örneğin;
- Bakım borçlusunun bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi,
- Sözleşmede kararlaştırılan edimlerin yerine getirilmemesi,
- Sözleşmenin geçersiz olması,
- Sözleşmenin kurulması sırasında irade sakatlığının bulunması,
- Sözleşmenin şekil şartlarına aykırı olması,
- Sözleşmenin feshi veya sona ermesini gerektiren bir durumun ortaya çıkması,
- Taşınmazın sözleşmeye aykırı şekilde devredilmesi,
- Sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerin ciddi şekilde ihlal edilmesi
gibi durumlar uyuşmazlığa neden olabilir.
Davada hangi hukuki sebebe dayanıldığı büyük önem taşır. Çünkü sözleşmenin geçersizliği ile sözleşmeye aykırılık aynı hukuki durum değildir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi geçerli olmak zorunda mıdır?
Evet.
Bir sözleşmeye dayanılarak taşınmazın mülkiyetinin devredilmesi veya devrinin talep edilmesi bakımından sözleşmenin geçerlilik koşullarının bulunması gerekir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin geçerli şekilde kurulup kurulmadığı incelenirken sözleşmenin kanunda öngörülen şekil şartlarına uygun olup olmadığı önem taşır.
Özellikle taşınmazın devrine ilişkin sonuç doğuran sözleşmelerde resmi şekil kurallarına uyulup uyulmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle yalnızca taraflar arasında imzalanmış adi yazılı bir belge bulunması, her olayda geçerli bir ölünceye kadar bakma sözleşmesinin varlığını göstermeyebilir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde resmi şekil neden önemlidir?
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, tarafların karşılıklı olarak önemli yükümlülükler üstlendiği ve çoğu zaman taşınmazların mülkiyetinin devrini içeren bir sözleşmedir.
Bu nedenle sözleşmenin düzenlenme şekli büyük önem taşır.
Sözleşmenin nerede düzenlendiği, resmi makam önünde yapılıp yapılmadığı, tarafların iradelerinin usulüne uygun şekilde alınıp alınmadığı ve sözleşmenin içeriğinin açık olup olmadığı dava sırasında incelenebilir.
Şekil şartının ihlali iddiası varsa, sözleşmenin tamamının ve düzenlenme koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Bakım borçlusunun hangi yükümlülükleri vardır?
Bakım borçlusunun yükümlülüğü yalnızca taşınmazı devralmak veya sözleşmede belirtilen malvarlığına sahip olmak değildir.
Sözleşmenin niteliğine göre bakım borçlusunun;
- Bakım alacaklısının günlük ihtiyaçlarıyla ilgilenmesi,
- Barınma ihtiyacını karşılaması,
- Beslenme ve yaşam koşullarına yardımcı olması,
- Hastalık ve sağlık sorunlarında gerekli ilgiyi göstermesi,
- Kişinin sosyal ve günlük yaşamında ihtiyaç duyduğu desteği sağlaması,
- Sözleşmede ayrıca kararlaştırılan bakım ve gözetim yükümlülüklerini yerine getirmesi
gerekebilir.
Bunun kapsamı her sözleşmede aynı değildir. Bu nedenle sözleşmenin içeriği ve tarafların somut olarak üstlendiği yükümlülükler incelenmelidir.
Bakım borçlusu bakım görevini yerine getirmediyse ne olur?
Bakım borçlusunun sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi hâlinde sözleşmenin sona erdirilmesi, feshi veya tapu kaydının hukuki durumuna göre tapu iptal ve tescil gibi talepler gündeme gelebilir.
Ancak yalnızca “bakım yapılmadı” şeklindeki genel bir iddia her olayda yeterli olmayabilir.
Bakım borçlusunun hangi yükümlülüğü yerine getirmediğinin, ne şekilde ihlal gerçekleştiğinin ve bu durumun sözleşmeyle nasıl bağlantılı olduğunun ortaya konulması gerekir.
Bu nedenle dava sırasında tanık anlatımları, sağlık kayıtları, hastane belgeleri, ikamet bilgileri, yazışmalar, banka kayıtları ve diğer deliller önem taşıyabilir.
Mirasçılar ölünceye kadar bakma sözleşmesine itiraz edebilir mi?
Somut olayın koşullarına göre mirasçıların hukuki yollara başvurması mümkündür.
Mirasçının dava hakkının bulunup bulunmadığı ve hangi hukuki sebebe dayanabileceği, mirasbırakan ile bakım borçlusu arasındaki sözleşmenin içeriğine ve uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmelidir.
Örneğin mirasçı, bakım borçlusunun sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürebilir. Bunun yanında sözleşmenin geçersizliği, irade sakatlığı veya başka bir hukuki neden de somut olayda gündeme gelebilir.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunmaktadır:
Ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davası, her durumda muris muvazaası davası değildir.
Uyuşmazlığın sözleşmeden doğan yükümlülüklere veya sözleşmenin geçerliliğine dayanması hâlinde hukuki değerlendirme farklı yapılır.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi muris muvazaası ile aynı mıdır?
Hayır.
Muris muvazaasında görünürde yapılan işlem ile mirasbırakanın gerçek iradesinin farklı olduğu ve mirasçıların miras hakkından yoksun bırakılmasının amaçlandığı ileri sürülebilir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde ise temel olarak bakım ve gözetim karşılığında bir malvarlığı devrinin kararlaştırılması söz konusudur.
Bu nedenle bir taşınmazın ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle devredilmiş olması, tek başına işlemin muris muvazaalı olduğunu göstermez.
Mahkeme, sözleşmenin gerçekten bakım karşılığı yapılıp yapılmadığını ve tarafların gerçek iradelerini somut olayın koşullarına göre değerlendirebilir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin gerçek bir bakım ilişkisine dayanması neden önemlidir?
Bu sözleşmenin temelinde karşılıklı edim bulunmaktadır.
Bir tarafta malvarlığının devri veya devrinin taahhüdü bulunurken diğer tarafta bakım ve gözetim borcu vardır.
Bu nedenle özellikle uyuşmazlık çıktığında;
- Mirasbırakanın yaşı,
- Sağlık durumu,
- Günlük yaşam ihtiyaçları,
- Bakım ihtiyacının bulunup bulunmadığı,
- Bakım borçlusunun mirasbırakanla ilişkisi,
- Birlikte yaşayıp yaşamadıkları,
- Bakımın fiilen kim tarafından sağlandığı,
- Sözleşmenin düzenlenme zamanı,
- Taşınmazların ve diğer malvarlığının niteliği,
- Bakım karşılığında devredilen malvarlığının kapsamı
gibi hususlar somut olayın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Burada amaç yalnızca taşınmazın değerini bakım hizmetiyle matematiksel olarak karşılaştırmak değildir. Sözleşmenin gerçek amacı ve tarafların sözleşme kapsamındaki iradeleri birlikte değerlendirilmelidir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davasında hangi deliller kullanılır?
Davanın niteliğine göre çok çeşitli delillerden yararlanılabilir.
Özellikle;
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesi,
- Tapu kayıtları,
- Mirasçılık belgesi,
- Sağlık kayıtları,
- Hastane ve tedavi belgeleri,
- İkamet kayıtları,
- Tanık anlatımları,
- Banka kayıtları,
- Telefon ve yazışma kayıtları,
- Sosyal ve ekonomik duruma ilişkin belgeler,
- Taşınmazın kullanımına ilişkin bilgiler,
- Sözleşme öncesi ve sonrası yapılan işlemler
değerlendirilebilir.
Hangi delilin önemli olduğu, ileri sürülen hukuki sebebe göre değişir.
Örneğin bakım borcunun yerine getirilmediği iddiası ile sözleşmenin irade sakatlığı nedeniyle geçersiz olduğu iddiasının delilleri aynı olmayabilir.
Bakım borçlusunun taşınmazı başkasına devretmesi hâlinde ne olur?
Bakım borçlusunun taşınmazı üçüncü bir kişiye devretmesi durumunda tapu kaydının mevcut durumu ayrıca incelenmelidir.
Devrin hangi tarihte yapıldığı, devralanın iyi niyetli olup olmadığı, tapu kaydında herhangi bir şerh bulunup bulunmadığı ve üçüncü kişinin hukuki durumunun ne olduğu önem taşıyabilir.
Bu tür durumlarda yalnızca sözleşmenin tarafları arasındaki ilişki değil, üçüncü kişinin tapu siciline güven ilkesi bakımından hukuki durumu da değerlendirilmelidir.
Bu nedenle taşınmazın güncel tapu kaydının dava açılmadan önce incelenmesi önemlidir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı davada taşınmazın tamamı iptal edilir mi?
Her zaman taşınmazın tamamının tapusunun iptal edilmesi gerektiği söylenemez.
Davanın kapsamı, sözleşmenin içeriği, devredilen taşınmaz veya pay, ileri sürülen hukuki sebep ve mahkemenin yapacağı değerlendirmeye göre belirlenir.
Örneğin sözleşme yalnızca belirli bir taşınmazı veya taşınmazdaki belirli bir payı kapsıyorsa, uyuşmazlığın kapsamı da buna göre belirlenir.
Bu nedenle tapu kayıtları ile sözleşmenin birlikte incelenmesi gerekir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakım alacaklısı sözleşmeden dönebilir mi?
Sözleşmenin sona ermesi, feshi veya dönme gibi sonuçların hangi şartlarda doğacağı sözleşmenin niteliğine ve Türk Borçlar Kanunu’ndaki ilgili hükümlere göre değerlendirilmelidir.
Özellikle taraflar arasındaki ilişkinin çekilmez hâle gelmesi, bakım borcunun önemli ölçüde ihlal edilmesi veya sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi gibi durumlarda sözleşmenin sona erdirilmesine yönelik hukuki yollar gündeme gelebilir.
Bu nedenle somut olayda doğrudan “tapu iptali” sonucuna gitmek yerine, öncelikle sözleşmenin hukuki durumunun belirlenmesi gerekir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davasında zamanaşımı veya hak düşürücü süre var mıdır?
Bu konuda tek bir süre üzerinden bütün davaların değerlendirilmesi doğru değildir.
Davanın hangi hukuki sebebe dayandığı, sözleşmenin geçerliliği, sözleşmeye aykırılık iddiası, fesih veya başka bir hukuki nedenin ileri sürülüp sürülmediği önem taşır.
Ayrıca tapu iptal ve tescil talebinin hukuki niteliği de değerlendirilmelidir.
Bu nedenle dava açılmadan önce sözleşmenin tarihi, tarafların ölüm tarihleri, taşınmazın devir tarihi ve ileri sürülecek hukuki sebep birlikte incelenmelidir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davasında görevli mahkeme hangisidir?
Uyuşmazlığın taşınmazın aynına ilişkin olması nedeniyle görev ve yetki kurallarının somut olay üzerinden değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle taşınmazın bulunduğu yer, dava konusu taşınmaz sayısı ve tarafların hukuki sıfatları dikkate alınmalıdır.
Dava açılmadan önce görev ve yetki kurallarının kontrol edilmesi, usulden kaynaklanabilecek hak kayıplarının önlenmesi açısından önemlidir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile ilgili davalarda neden uzman hukuki inceleme gerekir?
Bu tür uyuşmazlıklarda yalnızca tapu kaydına bakılarak sonuca ulaşılması çoğu zaman yeterli değildir.
Sözleşmenin içeriği, düzenlenme şekli, bakım borcunun kapsamı, tarafların sözleşme süresince davranışları, taşınmazın devri, mirasçıların durumu ve ileri sürülen hukuki sebep birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle “sözleşme geçersiz mi?”, “bakım borcu yerine getirildi mi?”, “sözleşmeye aykırılık var mı?”, “muris muvazaası iddiası ileri sürülebilir mi?”, “tapu iptal ve tescil mi yoksa başka bir talep mi yöneltilmeli?” sorularının dava açılmadan önce cevaplandırılması önemlidir.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesine Dayalı Tapu İptal ve Tescil Davasında Avukat Desteği Neden Önemlidir?
Ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davaları, sözleşme hukuku, taşınmaz hukuku ve miras hukukunun birlikte değerlendirilmesini gerektirebilen uyuşmazlıklardır.
Özellikle sözleşmenin geçerliliği, resmi şekil şartları, bakım ve gözetim yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği, taşınmazın sözleşmeye uygun şekilde devredilip devredilmediği, mirasçıların dava hakkı, üçüncü kişilerin hukuki durumu ve uygulanabilecek diğer hukuki yolların ayrı ayrı incelenmesi gerekir.
Yargıtay’ın güncel iş bölümünde de ölünceye kadar bakma ve gözetme sözleşmesine bağlanarak yapılan temlikli tasarruflar hakkında sözleşmeye aykırılık veya geçersizlik iddiasıyla TBK m. 611 ve devamına dayanılarak açılan tapu iptal davaları ayrıca düzenlenmektedir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davaları, ölünceye kadar bakma sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, sözleşmeye aykırılık, sözleşmenin geçersizliği, bakım borcunun ihlali ve mirasçılardan kaynaklanan taşınmaz uyuşmazlıkları, Avukat Hüseyin Emre TUZCU’nun uzmanlık alanları arasında yer almaktadır. Somut olayın özellikleri ve sözleşmenin içeriği incelenerek uygulanabilecek hukuki yollar değerlendirilmektedir.
Hukuki Destek Alabilirsiniz
TUZCU HUKUK & DANIŞMANLIK olarak ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davaları, ölünceye kadar bakma sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, bakım borcunun yerine getirilmemesi, sözleşmenin geçersizliği, sözleşmeye aykırılık, mirasçılar arasındaki taşınmaz uyuşmazlıkları ve buna bağlı diğer hukuki süreçlerde hukuki destek sağlanmaktadır.
Başta Konya ve Ankara olmak üzere İzmir ve İstanbul illerinde de birçok dava takibi yapılmakta; farklı şehirlerde bulunan müvekkiller için de ölünceye kadar bakma sözleşmesi ve taşınmaz hukukundan kaynaklanan hukuki süreçler takip edilebilmektedir.
TUZCU HUKUK & DANIŞMANLIK ile 0505 942 23 77 telefon numarası veya sitemizde bulunan WhatsApp kanalı üzerinden büromuzla iletişime geçerek ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, sözleşmenin geçersizliği, bakım borcunun ihlali ve taşınmaz uyuşmazlıkları hakkında hukuki destek alabilirsiniz.