MALULİYET TAZMİNATI

MALULİYET TAZMİNATI NEDİR? TRAFİK KAZASINDA MALULİYET TAZMİNATI NASIL ALINIR?

Trafik kazaları sonucunda meydana gelen yaralanmalar, bazen kısa süre içerisinde tamamen iyileşirken bazen de kişinin hayatı boyunca taşıyacağı kalıcı sağlık sorunlarına neden olabilir.

Kol, bacak, omurga, baş, göz, işitme veya diğer organlarda meydana gelen kalıcı zararlar kişinin çalışma hayatını, gelir elde etme gücünü ve günlük yaşamını etkileyebilir.

İşte bu noktada maluliyet tazminatı gündeme gelebilir.

Maluliyet tazminatı, trafik kazası nedeniyle kişinin beden bütünlüğünde meydana gelen kalıcı zararların ekonomik sonuçlarının karşılanmasına yönelik tazminat taleplerinden biridir.

Ancak maluliyet tazminatı yalnızca “raporda yüzde kaç oran çıktı?” sorusundan ibaret değildir. Kişinin yaşı, geliri, mesleği, kusur durumu, maluliyet oranı, çalışma gücüne etkisi ve kazanın diğer sonuçları birlikte değerlendirilir.

Bu nedenle trafik kazası sonucunda kalıcı bir sağlık problemi ortaya çıkmışsa, yalnızca rapordaki oran üzerinden değerlendirme yapmak yerine dosyanın tamamının incelenmesi gerekir.

Maluliyet Nedir?

Maluliyet, en basit ifadeyle kişinin kaza veya başka bir olay nedeniyle beden bütünlüğünde meydana gelen kalıcı bir zarar sonucunda bazı fiziksel veya fonksiyonel yeteneklerini kaybetmesi ya da bu yeteneklerinin azalması durumunu ifade etmek için kullanılmaktadır.

Örneğin trafik kazası sonucunda;

  • Bir uzuvda hareket kaybı meydana gelmesi,
  • Omurga veya eklem hareketlerinin kalıcı olarak kısıtlanması,
  • Görme veya işitme kaybı oluşması,
  • Sinir hasarı meydana gelmesi,
  • Kalıcı organ veya fonksiyon kaybı ortaya çıkması,
  • Kişinin mesleğini veya çalışma hayatını etkileyen kalıcı bir bedensel zarar oluşması

gibi durumlarda maluliyet yönünden değerlendirme yapılması gündeme gelebilir.

Her yaralanma maluliyet anlamına gelmez. Önemli olan, tedavi sürecinin sonunda kalıcı bir bedensel zarar bulunup bulunmadığının ve bunun kişinin çalışma gücü veya günlük yaşamı üzerindeki etkisinin belirlenmesidir.

Maluliyet Tazminatı Nedir?

Maluliyet tazminatı, trafik kazası sonucunda meydana gelen kalıcı bedensel zarar nedeniyle kişinin gelecekte uğrayabileceği ekonomik kaybın karşılanmasına yönelik maddi tazminat talebidir.

Buradaki temel amaç, kişinin kazadan önceki ekonomik durumuyla kazadan sonraki durumu arasındaki zararın belirlenmesidir.

Örneğin 30 yaşında çalışan bir kişinin trafik kazası sonucunda kalıcı bir bedensel zarara uğradığını düşünelim.

Kişi çalışmaya devam ediyor olsa bile meydana gelen kalıcı zarar, ilerideki çalışma hayatını etkileyebilir. Yapılacak değerlendirmede yalnızca “şu anda çalışıyor mu?” sorusuna bakılmaz.

Kişinin yaşı, geliri, mesleği, maluliyet durumu ve gelecekteki ekonomik kaybı birlikte değerlendirilir.

Maluliyet Tazminatı ile Sürekli İş Göremezlik Tazminatı Aynı Şey midir?

Uygulamada bu iki ifade zaman zaman birbirinin yerine kullanılabilmektedir.

Ancak hukuki açıdan önemli olan, kişinin trafik kazası sonucunda meydana gelen kalıcı bedensel zararının ekonomik sonuçlarının doğru şekilde ortaya konulmasıdır.

Maluliyet oranı, kişinin sağlık durumundaki kalıcı etkilenmeyi ortaya koyan önemli unsurlardan biridir.

Fakat raporda yüzde 20 maluliyet çıktıysa tazminat da gelirin yüzde 20’sidir şeklinde bir hesaplama yapılmaz.

Tazminat hesabı bundan çok daha kapsamlıdır.

Maluliyet Oranı Nedir?

Maluliyet oranı, kişinin trafik kazası sonucunda meydana gelen kalıcı bedensel zararının belirlenmesinde kullanılan önemli ölçütlerden biridir.

Örneğin bir sağlık değerlendirmesi sonucunda kişide belirli bir oranda kalıcı işlev kaybı bulunduğu tespit edilebilir.

Ancak bu oran tek başına tazminat miktarını belirlemez.

Aynı maluliyet oranına sahip iki kişinin alabileceği tazminat miktarı birbirinden farklı olabilir.

Bunun nedeni kişilerin;

  • Yaşlarının,
  • Gelirlerinin,
  • Mesleklerinin,
  • Çalışma durumlarının,
  • Kusur oranlarının,
  • Kalan çalışma sürelerinin

farklı olmasıdır.

Bu nedenle maluliyet oranı ile tazminat miktarı aynı şey değildir.

Maluliyet Oranı Tazminat Miktarını Ne Kadar Etkiler?

Maluliyet oranı yükseldikçe kişinin çalışma gücündeki kayıp da artabileceğinden, diğer koşulların aynı olduğu bir durumda tazminat hesabı üzerinde önemli bir etkisi olabilir.

Ancak tazminat hesabı yalnızca maluliyet oranının matematiksel olarak gelire uygulanmasından ibaret değildir.

Örneğin 25 yaşındaki bir kişinin %10 oranındaki kalıcı bedensel zararı ile 60 yaşındaki bir kişinin aynı orandaki bedensel zararı, kişinin kalan çalışma süresi bakımından aynı ekonomik sonucu doğurmayabilir.

Bu nedenle maluliyet oranı, tazminat hesabının önemli unsurlarından biri olmakla birlikte tek başına belirleyici değildir.

Maluliyet Raporu Nasıl Alınır?

Maluliyet değerlendirmesi, kişinin sağlık durumunun tıbbi açıdan incelenmesini gerektirir.

Kişinin geçirdiği tedaviler, ameliyatlar, mevcut sağlık durumu ve kalıcı hale gelen zararları değerlendirilerek uygun sağlık kuruluşları ve uzmanlık alanları üzerinden raporlama yapılabilir.

Burada önemli bir nokta vardır:

Kaza tarihinden hemen sonra alınan ilk rapor ile tedavi süreci tamamlandıktan sonra alınan maluliyet değerlendirmesi aynı anlama gelmeyebilir.

Çünkü kazanın hemen ardından kişinin sağlık durumu henüz kesinleşmemiş olabilir.

Bu nedenle kalıcı durumun belirlenebilmesi için tedavi sürecinin ve iyileşme durumunun dikkate alınması gerekir.

Maluliyet Raporunda Oran Düşük Çıkarsa Ne Olur?

Maluliyet oranının kişinin gerçek sağlık durumunu yansıtmadığı düşünülüyorsa, raporun içeriği ve hazırlanma şekli hukuki açıdan incelenebilir.

Özellikle;

  • Yaralanmanın tüm sonuçlarının değerlendirilmemesi,
  • Bazı hareket veya fonksiyon kayıplarının dikkate alınmaması,
  • Yanlış veya eksik tıbbi değerlendirme yapılması,
  • Kazaya bağlı olmayan bir durumun esas alınması,
  • Kazaya bağlı kalıcı zararın yeterince ortaya konulmaması

gibi durumların bulunup bulunmadığı önemlidir.

Gerekli koşulların bulunması halinde mevcut rapora karşı itiraz edilmesi veya yeniden değerlendirme yapılmasının talep edilmesi gündeme gelebilir.

Maluliyet Raporuna İtiraz Edilebilir mi?

Evet. Bir raporun dosyada bulunması, raporun hiçbir şekilde tartışılamayacağı anlamına gelmez.

Raporun hangi sağlık kuruluşundan alındığı, hangi belgelerin incelendiği, hangi tıbbi bulguların dikkate alındığı ve kazayla yaralanma arasındaki bağlantının nasıl değerlendirildiği önem taşır.

Bu nedenle raporun hatalı veya eksik olduğu düşünülüyorsa, somut dosyaya göre gerekli itirazların yapılması ve yeni bir değerlendirme talep edilmesi mümkündür.

Burada amaç yalnızca daha yüksek bir oran elde etmek değildir.

Amaç, kişinin gerçek sağlık durumunun doğru şekilde belirlenmesini sağlamaktır.

Maluliyet Tazminatında Kusur Oranı Neden Önemlidir?

Trafik kazalarında tazminat hesabının önemli unsurlarından biri de kusur durumudur.

Kazanın meydana gelmesinde zarar gören kişinin de kusurunun bulunması halinde, bu durum tazminat hesabını etkileyebilir.

Örneğin kazada karşı tarafın tamamen kusurlu olduğu bir durum ile zarar gören kişinin de kazanın meydana gelmesinde belirli oranda kusurunun bulunduğu bir durum aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.

Bu nedenle kaza tespit tutanağındaki kusur oranının doğru olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.

Kaza Tespit Tutanağındaki Kusur Oranı Kesin midir?

Kaza tespit tutanağında belirlenen kusur oranı her olayda tartışmasız ve değiştirilemez bir sonuç olarak kabul edilmemelidir.

Kazanın oluş şekli; kamera kayıtları, tanık anlatımları, yol ve trafik durumu, araçların konumu, hasar şekilleri, bilirkişi değerlendirmeleri ve diğer delillerle birlikte incelenebilir.

Özellikle maluliyet nedeniyle yüksek miktarlı tazminat taleplerinin söz konusu olduğu dosyalarda kusur oranının doğru belirlenmesi büyük önem taşır.

Maluliyet Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Maluliyet tazminatının hesaplanmasında tek bir rakam veya tek bir formül üzerinden hareket edilmez.

Hesaplamada dosyanın özelliklerine göre;

  • Maluliyet oranı,
  • Kazazedenin yaşı,
  • Geliri,
  • Mesleği,
  • Çalışma durumu,
  • Çalışma gücündeki kayıp,
  • Kusur oranı,
  • Kalan çalışma süresi,
  • Geçmiş ve gelecekteki ekonomik kayıp

gibi çeşitli unsurlar dikkate alınabilir.

Bu nedenle “%10 maluliyetim var, ne kadar tazminat alırım?” sorusuna kişinin diğer bilgileri bilinmeden doğru bir rakam vermek mümkün değildir.

Çalışan Bir Kişinin Maluliyet Tazminatı Nasıl Değerlendirilir?

Çalışan kişinin düzenli bir geliri varsa, bu gelir tazminat hesabında önemli unsurlardan biri olabilir.

Ancak yalnızca mevcut maaşa bakılarak hesaplama yapılması her zaman yeterli değildir.

Kişinin yaşı, mesleği, kazanç durumu, maluliyetinin çalışma hayatına etkisi ve gelecekteki ekonomik kaybı da dikkate alınabilir.

Özellikle genç yaşta meydana gelen kalıcı bedensel zararlar, uzun bir çalışma hayatını etkileyebileceğinden tazminat hesabında ayrıca önem taşır.

Çalışmayan Kişi Maluliyet Tazminatı Alabilir mi?

Düzenli bir işte çalışmıyor olmak, tek başına bedensel zarar nedeniyle tazminat hakkının bulunmadığı anlamına gelmez.

Ev hanımı, öğrenci, emekli veya herhangi bir nedenle aktif olarak çalışmayan kişinin de trafik kazası nedeniyle kalıcı bedensel zarara uğraması halinde dosyanın özelliklerine göre ekonomik zarar değerlendirmesi yapılabilir.

Burada kişinin gerçek yaşam koşulları ve bedensel zararın ekonomik sonuçları ayrıca incelenmelidir.

Ev Hanımının Maluliyet Tazminatı Olur mu?

Evet, ev hanımının herhangi bir işyerinde ücret karşılığında çalışmıyor olması, meydana gelen bedensel zararın ekonomik sonuçlarının bulunmadığı anlamına gelmez.

Ev işleri, çocuk bakımı ve günlük yaşam faaliyetlerinin yerine getirilmesi de kişinin fiziksel kapasitesiyle bağlantılıdır.

Bu nedenle ev hanımının trafik kazası sonucunda kalıcı bir bedensel zarara uğraması halinde, somut olayın özelliklerine göre tazminat değerlendirmesi yapılabilir.

Maluliyet Tazminatı ile Geçici İş Göremezlik Tazminatı Arasındaki Fark Nedir?

Bu iki zarar kaleminin birbirinden ayrılması gerekir.

Geçici iş göremezlik, kişinin kaza sonrasında belirli bir süre çalışamaması veya çalışma gücünü geçici olarak kaybetmesiyle ilgilidir.

Maluliyet veya sürekli iş göremezlik niteliğindeki zarar ise, tedavi süreci tamamlandıktan sonra kişinin beden bütünlüğünde kalıcı bir kayıp bulunmasıyla ilgilidir.

Örneğin kişi kazadan sonra 6 ay çalışamamış ve daha sonra çalışmaya dönmüş olabilir. Eğer aynı zamanda kalıcı bir bedensel zararı da bulunuyorsa, geçici dönem zararı ile kalıcı zararın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekebilir.

Maluliyet Tazminatında Tedavi Giderleri de Talep Edilebilir mi?

Trafik kazası sonucunda ortaya çıkan zararlar yalnızca maluliyet nedeniyle oluşan ekonomik kayıpla sınırlı olmayabilir.

Kazazedenin tedavi sürecinde yaptığı veya olayın özelliklerine göre yapılması gereken tedavi, bakım ve benzeri giderler de ayrıca değerlendirmeye konu olabilir.

Bu nedenle hastane belgeleri, reçeteler, faturalar, sağlık raporları ve tedaviye ilişkin diğer belgelerin saklanması önemlidir.

Bakıcı Giderleri Maluliyet Tazminatından Ayrı mıdır?

Maluliyet sonucunda kişinin belirli bir süre veya sürekli olarak başkasının yardımına ihtiyaç duyması halinde bakıcı giderleri de ayrıca değerlendirilebilir.

Özellikle ağır yaralanmalarda kişinin;

  • Yeme,
  • Giyinme,
  • Banyo yapma,
  • Yürüme,
  • Ev içerisindeki günlük ihtiyaçlarını karşılama

gibi temel faaliyetlerde yardıma ihtiyaç duyup duymadığı önem taşıyabilir.

Dolayısıyla maluliyet bulunan bir dosyada yalnızca maluliyet oranına bakmak yerine, kazanın kişinin günlük yaşamına etkisinin de değerlendirilmesi gerekir.

Maluliyet Tazminatında Sigorta Şirketinin Sorumluluğu Var mıdır?

Trafik kazalarında zorunlu trafik sigortası kapsamında kalan bedensel zararlar bakımından sigorta şirketine başvuru yapılması gündeme gelebilir.

Ancak sigorta şirketinin sorumluluğu; kazanın niteliğine, poliçeye, yasal teminatlara, kusur durumuna ve talep edilen zarar kalemine göre değerlendirilir.

Bu nedenle sigorta şirketinin sunduğu ödeme teklifinin yeterli olup olmadığı da ayrıca incelenmelidir.

Yargıtay’ın güncel iş bölümü kararında da sigortanın taraf olduğu cismani ve maddi zararlı trafik kazalarından kaynaklanan davalar ayrı bir uzmanlık alanı kapsamında değerlendirilmektedir.

Sigorta Şirketinin Teklif Ettiği Tutar Kabul Edilmeli mi?

Sigorta şirketinden gelen ödeme teklifinin kabul edilip edilmemesi, dosyanın tamamı incelenmeden belirlenmemelidir.

Çünkü teklif edilen miktarın;

  • Maluliyet oranına,
  • Gelire,
  • Yaşa,
  • Kusur durumuna,
  • Çalışma gücü kaybına,
  • Tazminat hesabına

uygun olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Özellikle kalıcı bedensel zarar bulunan dosyalarda yalnızca “sigorta şirketi ödeme teklif etti” denilerek dosyanın kapatılması yerine, teklifin gerçek zararı karşılayıp karşılamadığı incelenmelidir.

Maluliyet Tazminatı Davası Açmadan Önce Neler Yapılmalıdır?

Maluliyet nedeniyle tazminat talebinde bulunmadan önce dosyanın bütün yönleriyle değerlendirilmesi önemlidir.

Öncelikle;

Kaza nasıl meydana geldi?

Kusur oranı doğru mu?

Yaralanmanın kalıcı sonucu nedir?

Maluliyet oranı doğru belirlenmiş mi?

Kişinin çalışma hayatına etkisi nedir?

Geliri ne kadardır?

Tedavi süreci ne kadar sürmüştür?

Bakıcı ihtiyacı doğmuş mudur?

Sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmış mıdır?

Yapılan ödeme gerçek zararı karşılıyor mu?

gibi soruların cevaplandırılması gerekir.

Bu değerlendirmeler yapılmadan yalnızca maluliyet oranına bakılarak dava açılması, dosyanın gerçek kapsamının ortaya konulmasını zorlaştırabilir.

Maluliyet Tazminatı Davasında Hangi Belgeler Önemlidir?

Dosyanın niteliğine göre özellikle;

  • Kaza tespit tutanağı,
  • Trafik kazasına ilişkin fotoğraf ve kamera kayıtları,
  • Hastane kayıtları,
  • Epikriz raporları,
  • Ameliyat belgeleri,
  • Sağlık kurulu raporları,
  • Maluliyet raporları,
  • İstirahat raporları,
  • SGK kayıtları,
  • Gelir belgeleri,
  • Meslek ve çalışma durumunu gösteren belgeler,
  • Tedavi ve ilaç giderlerine ilişkin belgeler,
  • Sigorta şirketiyle yapılan yazışmalar,
  • Sigorta şirketinin ödeme belgeleri

önem taşıyabilir.

Dosyanın özelliklerine göre başka delillerin de toplanması gerekebilir.

Maluliyet Tazminatında Bilirkişi İncelemesi Neden Önemlidir?

Maluliyet tazminatı dosyalarında sağlık durumunun ve ekonomik zararın farklı yönleri bulunabilir.

Bu nedenle dosyanın niteliğine göre tıbbi değerlendirme, kusur incelemesi ve aktüeryal hesaplama gibi farklı uzmanlık gerektiren incelemeler yapılması gerekebilir.

Örneğin sağlık açısından belirlenen maluliyet oranı ile kişinin uğradığı ekonomik kaybın hesabı aynı inceleme değildir.

Bir başka ifadeyle;

Doktor veya sağlık kurulu kişinin bedensel durumunu değerlendirir.

Bilirkişi ise dosyanın niteliğine göre bu durumun ekonomik sonuçlarının hesaplanmasına yönelik değerlendirme yapabilir.

Bu ayrım, maluliyet tazminatı bakımından oldukça önemlidir.

Maluliyet Tazminatı ile Manevi Tazminat Aynı mıdır?

Hayır.

Maluliyet nedeniyle talep edilen maddi tazminat, kişinin bedensel zararının ekonomik sonuçlarını karşılamaya yöneliktir.

Manevi tazminat ise kişinin yaşadığı acı, elem, üzüntü ve kişilik değerlerinde meydana gelen manevi etkilerin giderilmesine yönelik farklı bir tazminat türüdür.

Aynı trafik kazası nedeniyle hem maddi hem de manevi tazminat taleplerinin gündeme gelmesi mümkün olabilir. Ancak her iki talebin hukuki niteliği ve değerlendirme kriterleri birbirinden farklıdır.

Maluliyet Tazminatında En Çok Yapılan Hatalar Nelerdir?

Maluliyet tazminatı dosyalarında bazı hususların gözden kaçırılması hak kayıplarına neden olabilir.

Özellikle;

Sadece maluliyet oranına bakılması,

Kusur oranının sorgulanmaması,

Tedavi belgelerinin eksik toplanması,

Gelir durumunun doğru ortaya konulmaması,

Sigorta şirketinin teklifinin hesaplama yapılmadan kabul edilmesi,

Kalıcı zarar ile geçici iş göremezlik döneminin birbirinden ayrılmaması,

Bakıcı ve tedavi giderlerinin ayrıca değerlendirilmemesi

gibi hususlar dosyanın gerçek kapsamının ortaya konulmasını zorlaştırabilir.

Maluliyet Tazminatı İçin Avukat Desteği Neden Önemlidir?

Maluliyet tazminatı, yalnızca bir sağlık raporundaki yüzde üzerinden değerlendirilebilecek kadar basit bir tazminat türü değildir.

Kaza tutanağından sağlık raporlarına, kusur durumundan gelir araştırmasına, maluliyet oranından aktüeryal hesaplamaya kadar birçok unsurun birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Özellikle rapordaki maluliyet oranının hatalı olduğu, kaza tutanağındaki kusur oranının gerçeği yansıtmadığı veya sigorta şirketinin sunduğu ödemenin gerçek zararın altında kaldığı düşünülen dosyalarda hukuki sürecin dikkatli şekilde yürütülmesi önemlidir.

Maluliyet tazminatı uyuşmazlıkları, Avukat Hüseyin Emre TUZCU’nun uzmanlık alanlarından biri olup, trafik kazaları nedeniyle kalıcı bedensel zarara uğrayan kişilerin tazminat süreçleri konusunda hukuki destek sağlanmaktadır.

Hukuki Destek Alabilirsiniz

Trafik kazası sonucunda kalıcı bir sağlık sorununuz meydana geldiyse, yalnızca “raporumda yüzde kaç maluliyet çıktı?” sorusuna odaklanmak yerine, kazanın bütün ekonomik sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Maluliyet oranı, kusur durumu, gelir, yaş, meslek, tedavi süreci, bakıcı ihtiyacı ve diğer zarar kalemleri birlikte incelenerek somut olay bakımından hangi tazminat taleplerinin gündeme gelebileceği belirlenebilir.

Başta Konya ve Ankara olmak üzere İzmir ve İstanbul illerinde de birçok dava takibi yapılmakta; farklı şehirlerde bulunan kişiler için de hukuki süreçler takip edilebilmektedir.

TUZCU HUKUK & DANIŞMANLIK ile 0505 942 23 77 telefon numarası veya sitemizde bulunan WhatsApp kanalı üzerinden iletişime geçerek trafik kazası nedeniyle oluşan maluliyet ve tazminat haklarınız hakkında hukuki destek alabilirsiniz.

Leave a Comment