HAYATA KAST NEDENİYLE BOŞANMA
Hayata Kast Nedeniyle Boşanma
Bir eşin diğer eşin hayatına yönelik ciddi bir saldırıda bulunması, evlilik içerisindeki sıradan bir anlaşmazlık olarak değerlendirilemez. Peki eşinizin hayatınızı tehlikeye sokan bir davranışta bulunması halinde boşanma davası açabilir misiniz?
Türk Medeni Kanunu’nda hayata kast, özel bir boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Ancak burada her tehdit veya her tartışma hayata kast anlamına gelmez. Davanın hangi olaylara dayanacağı ve bu olayların nasıl ispatlanacağı büyük önem taşır.
Hayata kast ne demektir?
Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesine göre eşlerden her biri, diğeri tarafından hayatına kastedilmesi nedeniyle boşanma davası açabilir.
Burada söz konusu olan, eşlerden birinin diğerinin yaşamına son vermeye yönelik ciddi bir davranışta bulunmasıdır.
Dolayısıyla her tartışma, her tehdit veya eşler arasındaki her şiddet olayı otomatik olarak “hayata kast” kapsamında değerlendirilmez. Olayın niteliği ve failin davranışının hayata yönelik niteliği somut olay üzerinden değerlendirilir.
Eşim beni tehdit etti. Bu hayata kast sayılır mı?
Her tehdit aynı hukuki sonucu doğurmaz.
Örneğin öfke anında söylenen bir söz ile kişinin hayatına yönelik ciddi ve somut bir tehdit arasında hukuki açıdan fark bulunabilir.
Bu nedenle “Eşim beni öldürmekle tehdit etti, kesin olarak hayata kast vardır.” şeklinde doğrudan sonuca ulaşmak yerine, tehdidin içeriği, olayın koşulları, kullanılan araçlar ve diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Eşim üzerime bıçakla veya silahla geldi. Ne yapmalıyım?
Hayata yönelik ciddi bir saldırı söz konusuysa öncelikle can güvenliğinin sağlanması gerekir.
Böyle bir olayın yaşanması halinde yalnızca boşanma davasını düşünmek yerine, olayın niteliğine göre kolluk veya diğer ilgili mercilere başvurulması ve mevcut güvenlik tedbirlerinin değerlendirilmesi önem taşıyabilir.
Ayrıca olayla ilgili resmî kayıtlar, sağlık raporları, tanıklar ve diğer hukuka uygun deliller ileride açılabilecek hukuki süreç bakımından önem taşıyabilir.
Fiziksel şiddet ile hayata kast aynı şey midir?
Hayır.
Fiziksel şiddet ile hayata kast hukuken aynı kavram değildir.
Bir eşin diğerine fiziksel şiddet uygulaması farklı hukuki sonuçlar doğurabilir. Ancak şiddetin niteliği, yoğunluğu, kullanılan araç ve olayın gerçekleşme şekli kişinin hayatına yönelik bir saldırı niteliği taşıyorsa ayrıca hayata kast kapsamında değerlendirme gündeme gelebilir.
Bu nedenle olayın yalnızca “şiddet oldu” şeklinde anlatılması yerine tam olarak ne yaşandığının ortaya konulması önemlidir.
Hayata kast nedeniyle boşanma davası açmak için olayın kesin olarak ölümle sonuçlanması gerekir mi?
Hayır.
Hayata kasttan söz edebilmek için saldırının ölümle sonuçlanması gerektiği söylenemez.
Ancak davranışın, eşin hayatına yönelik kast taşıması gerekir. Bu nedenle olayın nasıl gerçekleştiği ve davranışın niteliği önemlidir.
Hayata kast nasıl ispatlanır?
Hayata kast iddiasının hangi delillerle desteklenebileceği olayın özelliklerine göre değişebilir.
Örneğin;
- Hastane ve sağlık raporları,
- Kolluk tutanakları,
- Ceza soruşturması veya kovuşturmasına ilişkin kayıtlar,
- Tanık anlatımları,
- Mesaj ve yazışmalar,
- Fotoğraf veya video kayıtları,
- Olayın gerçekleşme biçimini gösteren diğer hukuka uygun deliller
önem taşıyabilir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, delilin yalnızca mevcut olması değil, hukuka uygun şekilde elde edilmiş olmasıdır.
Eşim hakkında ceza davası açıldı. Ayrıca boşanma davası açabilir miyim?
Bir olay hem ceza hukuku hem de aile hukuku bakımından sonuç doğurabilir.
Eşin hayatına yönelik saldırı nedeniyle ceza soruşturması veya kovuşturması yürütülmesi, ayrıca boşanma davası bakımından da önem taşıyabilecek bir durumdur.
Ancak ceza davası ile boşanma davasının hukuki amaçları ve değerlendirme ölçütleri aynı değildir. Bu nedenle bir dosyanın diğerinin yerine geçtiği düşünülmemelidir.
Hayata kast nedeniyle boşanma davasında süre var mı?
Evet.
Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesine göre, hayata kast sebebinin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumundan itibaren beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.
Bu nedenle olayın ne zaman öğrenildiği ve dava açma süresinin ne zaman başladığı önemlidir.
Özellikle olayın üzerinden zaman geçmişse, dava açmadan önce süre bakımından hukuki değerlendirme yapılması gerekir.
Eşimi affedersem daha sonra hayata kast nedeniyle boşanabilir miyim?
Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesinde, affeden tarafın dava hakkının ortadan kalkacağı düzenlenmiştir.
Ancak günlük hayatta “affettim”, “barıştık”, “bir şans daha verdim” gibi ifadelerin hukuki anlamı her olayda aynı olmayabilir.
Bu nedenle böyle ciddi bir olay sonrasında eşinizle yeniden birlikte yaşamaya başlamanız veya olaydan sonra ilişkinizi sürdürmeniz gibi durumların hukuki sonuçları somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Hayata kast nedeniyle boşanırsam nafaka veya tazminat isteyebilir miyim?
Hayata kast nedeniyle boşanma davasında, şartları oluştuğunda nafaka ve maddi-manevi tazminat talepleri de gündeme gelebilir.
Ancak bu talepler otomatik olarak kabul edilecek anlamına gelmez.
Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur durumu, uğranılan zarar ve kanuni şartlar ayrıca değerlendirilir.
Bu nedenle boşanma davası açılırken yalnızca boşanma talebinin değil, boşanmanın mali sonuçlarının da birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
Hayata kast nedeniyle boşanma davasında velayet ne olur?
Çocukların bulunduğu evliliklerde boşanmanın yanında velayet konusu da gündeme gelir.
Burada temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Eşlerden birinin diğer eşin hayatına yönelik ciddi bir saldırıda bulunmuş olması, çocukların güvenliği ve yaşam koşulları bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir durum oluşturabilir.
Ancak velayet konusunda her dosya bakımından aynı sonuca ulaşılması mümkün değildir. Çocuğun yaşı, ihtiyaçları, ebeveynlerle ilişkisi ve olayın diğer özellikleri birlikte değerlendirilir.
Hayata kast ile ağır hakaret veya tehdit arasındaki fark neden önemli?
Çünkü Türk Medeni Kanunu’nda farklı boşanma sebepleri farklı şartlara bağlanmıştır.
Bir olay hayata kast kapsamında değerlendirilebileceği gibi, olayın özelliklerine göre başka bir boşanma sebebi kapsamında da hukuki önem taşıyabilir.
Bu nedenle dava açarken yaşanan olayı yalnızca günlük hayattaki ifadesiyle tanımlamak yerine, olayın hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi gerekir.
Böyle bir olay yaşadıysanız ilk olarak ne yapmalısınız?
Hayata yönelik ciddi bir saldırı söz konusuysa öncelik her zaman can güvenliğinin sağlanmasıdır.
Bunun yanında olayla ilgili mevcut belgelerin ve kayıtların korunması, sağlık kuruluşuna başvurulduysa raporların saklanması, kolluk başvurularının ve diğer resmî kayıtların muhafaza edilmesi önem taşıyabilir.
Ancak delil elde etmek amacıyla hukuka aykırı yöntemlere başvurulmamalıdır.
Dava açmadan önce olayın nasıl gerçekleştiğinin, ne zaman yaşandığının, mevcut delillerin ve kanuni sürelerin birlikte değerlendirilmesi daha sağlıklı olacaktır.
Her tehdit hayata kast değildir, ancak her ciddi saldırı dikkatle değerlendirilmelidir
Hayata kast nedeniyle boşanma davalarında olayın ağırlığı nedeniyle yalnızca boşanma yönünden değil, kişinin güvenliği, ceza hukuku bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar, velayet, nafaka ve tazminat gibi konular açısından da bütüncül bir değerlendirme gerekebilir.
Bu nedenle böyle bir olay yaşandığında “Eşim beni öldürmekle tehdit etti, ne yapmalıyım?” sorusunun cevabı yalnızca boşanma davasından ibaret olmayabilir.
Somut olayın bütün yönleriyle değerlendirilmesi, hakların ve izlenebilecek hukuki yolların doğru belirlenmesi açısından önemlidir.
Hukuki Destek Alabilirsiniz
TUZCU HUKUK & DANIŞMANLIK olarak hayata kast nedeniyle boşanma davalarında olayların hukuki açıdan değerlendirilmesi, dava sürecinin yürütülmesi, delillerin incelenmesi, nafaka, tazminat ve velayet taleplerinin değerlendirilmesi ile boşanma sürecine ilişkin hukuki danışmanlık hizmeti sunulmaktadır.
TUZCU HUKUK & DANIŞMANLIK ile 0505 942 23 77 telefon numarası veya sitemizde bulunan whatsapp kanalından büromuzla iletişime geçerek hukuki destek alabilirsiniz.