PEK KÖTÜ VEYA ONUR KIRICI DAVRANIŞ NEDENİYLE BOŞANMA

Bir eşin diğerine kötü davranması her zaman yalnızca “evlilik içindeki bir sorun” olarak değerlendirilemez. Bazen yapılan davranış, eşin kişiliğini, onurunu ve insanlık onurunu ağır şekilde zedeleyecek boyuta ulaşabilir.

Peki eşiniz size ağır hakaretlerde bulunuyor, sizi küçük düşürüyor veya onur kırıcı davranışlarda bulunuyorsa boşanma davası açabilir misiniz?

Türk Medeni Kanunu’nda pek kötü veya onur kırıcı davranış, özel bir boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Ancak her kötü davranışın bu kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir. Davranışın niteliği, ağırlığı ve eş açısından oluşturduğu sonuç önem taşır.

“Pek kötü davranış” ne demektir?

Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesinde eşlerden her birinin, diğeri tarafından pek kötü davranışa maruz bırakılması halinde boşanma davası açabileceği düzenlenmiştir.

Buradaki davranışın, sıradan bir tartışmanın veya geçici bir anlaşmazlığın ötesinde, eşin bedensel veya ruhsal bütünlüğünü ağır şekilde zedeleyen nitelikte olması gerekir.

Bu nedenle her kötü söz veya her tartışma otomatik olarak “pek kötü davranış” kapsamında değerlendirilmez.

Eşim bana sürekli hakaret ediyor. Bu nedenle boşanabilir miyim?

Hakaretin içeriği, ağırlığı, tekrar edilip edilmediği, hangi ortamda gerçekleştiği ve eş üzerindeki etkisi önem taşıyabilir.

Sürekli aşağılanmak, ağır ve onur kırıcı sözlere maruz kalmak veya eşin kişilik değerlerini ciddi biçimde zedeleyen davranışlarla karşılaşmak, somut olayın özelliklerine göre hukuki açıdan değerlendirilebilir.

Ancak burada önemli olan, hangi sözlerin söylendiğinin ve olayların nasıl gerçekleştiğinin ortaya konulmasıdır.

“Eşim bana kötü davranıyor.” şeklindeki genel bir ifade yerine, somut olayların açıkça ortaya konulması daha önemlidir.

Onur kırıcı davranış ne demektir?

Onur kırıcı davranış, eşin kişilik değerlerini ve toplum içindeki saygınlığını ağır şekilde zedeleyen davranışları ifade edebilir.

Örneğin eşini başkalarının önünde küçük düşürmek, ağır biçimde aşağılamak veya kişilik değerlerini ciddi şekilde hedef alan davranışlarda bulunmak, somut olayın koşullarına göre onur kırıcı davranış kapsamında değerlendirilebilir.

Burada her küçük düşürücü davranışın otomatik olarak kanundaki özel boşanma sebebini oluşturmayacağı unutulmamalıdır.

Eşim beni herkesin içinde küçük düşürüyor. Boşanma sebebi olur mu?

Bu durumun boşanma sebebi olup olmadığı, davranışın niteliğine, ağırlığına, tekrarına ve meydana geldiği koşullara göre değerlendirilir.

Örneğin bir eşin diğerini sürekli olarak ailesinin, arkadaşlarının veya iş çevresinin yanında aşağılaması ile tek seferlik bir tartışmada söylenen kırıcı bir söz aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.

Bu nedenle olayın bütün ayrıntılarının ortaya konulması önemlidir.

Eşim beni çocuklarımın yanında aşağılıyor. Bu önemli mi?

Çocukların yanında gerçekleşen davranışlar, somut olayın özelliklerine göre ayrıca önem taşıyabilir.

Eşin sürekli olarak diğer eşi çocukların önünde aşağılaması, küçük düşürmesi veya ağır hakaretlere maruz bırakması, hem eşler arasındaki ilişki hem de çocukların psikolojik ve sosyal ortamı bakımından değerlendirilmesi gereken bir durum olabilir.

Ancak hukuki sonuç, olayın tamamı ve mevcut deliller birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Fiziksel şiddet pek kötü davranış sayılır mı?

Fiziksel şiddetin niteliği ve ağırlığına göre farklı hukuki değerlendirmeler gündeme gelebilir.

Her fiziksel temas aynı şekilde değerlendirilmez. Ancak ciddi fiziksel şiddet, yaralama veya eşin beden bütünlüğünü ağır şekilde etkileyen davranışlar, somut olayın özelliklerine göre pek kötü davranış kapsamında değerlendirilebilir.

Ayrıca aynı olay başka hukuki sonuçlar bakımından da önem taşıyabilir.

Bu nedenle fiziksel şiddet yaşanan bir olayda yalnızca “boşanma sebebi olur mu?” sorusuna değil, olayın diğer hukuki sonuçlarına da bakmak gerekir.

Eşim beni aşağılıyor ama elimde delil yok. Ne yapabilirim?

Boşanma davalarında iddiaların ispatı önemli bir konudur.

Olayın niteliğine göre;

  • Tanık anlatımları,
  • Mesaj ve yazışmalar,
  • Fotoğraf veya video kayıtları,
  • Sağlık raporları,
  • Kolluk tutanakları,
  • Sosyal medya paylaşımları,
  • Diğer hukuka uygun deliller

değerlendirme konusu olabilir.

Ancak her delilin elde edilme şekli de önemlidir. Özellikle özel hayatın gizliliğini ihlal edecek yöntemlerle delil elde etmeye çalışmak hukuki sorunlara yol açabilir.

WhatsApp mesajları delil olarak kullanılabilir mi?

Somut olayla ilgili WhatsApp yazışmaları veya diğer dijital veriler, koşulları bulunduğunda delil olarak gündeme gelebilir.

Ancak mesajın içeriği kadar nasıl elde edildiği de önemlidir.

Eşinizin telefonuna gizlice girerek elde ettiğiniz her bilginin otomatik olarak hukuken kullanılabilir bir delil olduğunu düşünmemek gerekir.

Bu nedenle elinizdeki dijital içeriklerin dava dosyasına sunulmasından önce hukuki açıdan değerlendirilmesi önemlidir.

Tanıklar önemli mi?

Evet, özellikle eşler arasında yalnızca tarafların bulunduğu ortamlarda yaşanan olayların ispatı bakımından tanık anlatımları önem taşıyabilir.

Ancak tanığın olayı doğrudan görüp görmediği önemlidir.

Örneğin sizin anlattığınız bir olayı sonradan sizden öğrenen kişi ile olay sırasında orada bulunan ve davranışı doğrudan gören kişi aynı konumda değildir.

Bu nedenle dava açmadan önce hangi tanığın hangi olaya doğrudan şahit olduğunun belirlenmesi faydalı olabilir.

Pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davasında süre var mı?

Evet.

Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesine göre, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebinin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumundan itibaren beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.

Bu nedenle olayın ne zaman öğrenildiği ve dava açma süresinin ne zaman başladığı önem taşır.

Özellikle olayın üzerinden zaman geçmişse, dava açmadan önce süre bakımından hukuki değerlendirme yapılmalıdır.

Eşimi affedersem daha sonra bu nedenle boşanabilir miyim?

Kanunda, affeden tarafın dava hakkının ortadan kalkacağı düzenlenmiştir.

Ancak günlük hayattaki “barıştık”, “konuyu kapattık” veya “bir şans daha verdim” gibi ifadelerin hukuki açıdan affetme anlamına gelip gelmediği her olayda aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.

Bu nedenle böyle bir olaydan sonra eşinizle ilişkinizi sürdürmüş olmanızın hukuki sonuçları somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanırsam tazminat isteyebilir miyim?

Boşanma davasında, şartları oluştuğunda maddi ve manevi tazminat talepleri de gündeme gelebilir.

Ancak tazminat talebinde bulunulması tek başına tazminata hak kazanıldığı anlamına gelmez.

Tarafların kusur durumu, davranışın niteliği, uğranılan zarar ve kanunda öngörülen diğer şartlar birlikte değerlendirilir.

Aynı şekilde nafaka talepleri de somut olay ve kanuni şartlar çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.

Eşim hem hakaret ediyor hem de şiddet uyguluyorsa ne olur?

Evlilik içerisinde birden fazla sorun aynı anda yaşanabilir.

Örneğin hakaret, aşağılayıcı davranış, fiziksel şiddet, tehdit veya ekonomik baskı birlikte bulunabilir.

Böyle bir durumda davayı yalnızca tek bir olay üzerinden değerlendirmek yerine, evlilik birliğinde yaşanan olayların tamamının hukuki açıdan değerlendirilmesi gerekebilir.

Hangi olayların hangi boşanma sebebi kapsamında ileri sürülebileceği ve hangi delillerle desteklenebileceği somut dosyaya göre belirlenmelidir.

Böyle bir davranışa maruz kalıyorsanız ne yapmalısınız?

Öncelikle yaşanan olayları mümkün olduğunca tarihleriyle birlikte belirlemek, mevcut hukuka uygun delilleri korumak ve varsa tanıkları not etmek faydalı olabilir.

Fiziksel şiddet veya ciddi tehdit söz konusuysa öncelik her zaman can güvenliğinin sağlanmasıdır.

Dava açmadan önce ise yaşanan olayların hukuki niteliğinin, mevcut delillerin ve dava süresinin değerlendirilmesi önemlidir.

Çünkü “Eşim bana kötü davranıyor.” şeklindeki genel bir anlatım yerine, hangi davranışların yaşandığının ve bunların hukuken nasıl değerlendirilebileceğinin ortaya konulması gerekir.

Her kötü davranış aynı hukuki sonucu doğurmaz

Pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davasında önemli olan, yaşanan olayın yalnızca kişiyi üzmüş olması değil, hukuken önem taşıyacak ağırlığa ulaşıp ulaşmadığının değerlendirilmesidir.

Bu nedenle yaşadığınız olayın başka bir kişinin yaşadığı olayla benzer görünmesi, hukuki sonucunun da mutlaka aynı olacağı anlamına gelmez.

Olayın niteliği, tarafların davranışları, deliller ve kanuni süreler birlikte değerlendirilmelidir.

Hukuki Destek Alabilirsiniz

TUZCU HUKUK & DANIŞMANLIK olarak pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davalarında olayların hukuki açıdan değerlendirilmesi, dava sürecinin yürütülmesi, delillerin ve tanıkların değerlendirilmesi, nafaka ve tazminat taleplerinin incelenmesi ile boşanma sürecine ilişkin hukuki danışmanlık hizmeti sunulmaktadır.

TUZCU HUKUK & DANIŞMANLIK ile 0505 942 23 77 telefon numarası veya sitemizde bulunan whatsapp kanalından büromuzla iletişime geçerek hukuki destek alabilirsiniz.

Leave a Comment