SİGORTA ŞİRKETİNE KARŞI RÜCU DAVALARI VE SİGORTA ŞİRKETİNİN SİGORTA EDİLENE KARŞI RÜCU DAVALARI

SİGORTA ŞİRKETİNİN RÜCU DAVALARI VE SİGORTALININ SİGORTACIYA KARŞI AÇTIĞI RÜCU DAVALARI

Sigorta ilişkilerinde meydana gelen zararların tamamının sigorta şirketi tarafından karşılanması her durumda söz konusu olmayabilir. Bazı olaylarda sigorta şirketi, zarar gören kişiye ödeme yaptıktan sonra kendi sigortalısına dönerek ödediği tutarın belirli şartlar altında geri ödenmesini talep edebilir.

Bunun yanında sigortalının da sigorta şirketinin poliçeden veya kanundan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini düşündüğü durumlarda sigortacıya karşı hukuki yollara başvurması mümkündür.

Özellikle trafik kazalarında, sigortalı kişinin karşı tarafın zararını kendi imkânlarıyla ödemesi ve daha sonra bu ödemenin sigorta teminatı kapsamında olup olmadığını araştırması gereken durumlarla da karşılaşılabilmektedir.

Bu nedenle sigorta hukukunda sigorta şirketinin sigortalısına karşı açtığı rücu davaları ile sigortalının sigorta şirketine karşı açtığı davaların birbirinden ayrılması gerekir.

Sigorta Şirketinin Rücu Talebi Nedir?

Sigorta şirketinin rücu talebi, sigortacının meydana gelen zarar nedeniyle bir ödeme yaptıktan sonra, belirli şartların gerçekleşmesi halinde bu ödemenin tamamını veya bir kısmını sorumlu kişiden istemesidir.

Özellikle zorunlu trafik sigortasında bu durum daha sık gündeme gelebilir.

Örneğin bir aracın zorunlu trafik sigortası bulunmakta ve meydana gelen kaza nedeniyle üçüncü kişiye sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmaktadır.

Bazı durumlarda sigorta şirketi, kanun veya sigorta sözleşmesi kapsamında rücu şartlarının oluştuğunu ileri sürerek yaptığı ödemeyi kendi sigortalısından talep edebilir.

Burada önemli olan, sigorta şirketinin her yaptığı ödemenin otomatik olarak sigortalıya rücu edilebileceği düşüncesinin doğru olmamasıdır.

Sigorta Şirketi Hangi Durumlarda Sigortalısına Rücu Edebilir?

Sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebilmesi için öncelikle rücu hakkının dayanağının bulunması gerekir.

Bu dayanak;

  • Sigorta sözleşmesi,
  • Kanun hükümleri,
  • Zorunlu sigorta hükümleri,
  • İlgili sigorta genel şartları,
  • Olayın meydana geliş şekli

gibi unsurlardan kaynaklanabilir.

Özellikle zorunlu trafik sigortasında, sigortacının üçüncü kişiye karşı ödeme yükümlülüğü ile sigortalısına karşı rücu hakkı birbirinden ayrılmaktadır.

Zarar görene karşı ödeme yapılması, sigortalının sigorta şirketine karşı her durumda borçlu olduğu anlamına gelmez. Rücu için ayrıca hukuki şartların gerçekleşmesi gerekir.

Sigorta Şirketi Zarar Görene Ödeme Yaptıktan Sonra Neden Sigortalısına Dava Açar?

Sigorta sisteminin temel amaçlarından biri, zarar gören üçüncü kişinin belirli şartlar altında sigorta güvencesinden yararlanmasını sağlamaktır.

Ancak bazı durumlarda sigortalının davranışı veya olayın meydana geliş şekli nedeniyle sigorta şirketinin sigorta korumasından yararlanmasının sınırlanması veya sigortalıya dönülmesi söz konusu olabilir.

Bu durumda sigorta şirketi önce zarar görene ödeme yapıp daha sonra şartları varsa bu ödemeyi sigortalısından talep edebilir.

Sigorta Şirketinin Rücu Davası Açması Ödemenin Haksız Olduğu Anlamına Gelir mi?

Hayır.

Sigorta şirketinin zarar görene ödeme yapması ile sigortalısına rücu etmesi farklı hukuki ilişkilerdir.

Bazı zorunlu sigortalarda sigorta şirketi, üçüncü kişiye karşı ödeme yükümlülüğünü yerine getirmek zorunda kalabilir. Daha sonra kanun veya sözleşme kapsamında rücu şartlarının gerçekleştiğini ileri sürerek sigortalısına dönebilir.

Bu nedenle sigortalıya karşı açılan rücu davasında;

Sigorta şirketinin gerçekten ödeme yapıp yapmadığı,

ödemenin hangi zarar nedeniyle yapıldığı,

rücu sebebinin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği,

sigortalının olayda sorumluluğunun bulunup bulunmadığı,

talep edilen miktarın doğru olup olmadığı

ayrıca incelenmelidir.

Sigorta Şirketinin Rücu Davasında Sigortalı Ne Yapabilir?

Sigortalıya karşı rücu davası açıldığında, dava dilekçesindeki iddiaların doğrudan kabul edilmesi gerekmemektedir.

Öncelikle sigorta şirketinin rücu hakkının dayanağı belirlenmelidir.

Ardından;

  • Rücu sebebinin gerçekleşip gerçekleşmediği,
  • Sigorta şirketinin gerçekten ödeme yapıp yapmadığı,
  • Ödeme miktarının doğru olup olmadığı,
  • Ödeme ile kaza veya zarar arasında bağlantı bulunup bulunmadığı,
  • Sigortalının kusurunun bulunup bulunmadığı,
  • Talep edilen miktarın poliçe ve mevzuata uygun olup olmadığı,
  • Zamanaşımı ve diğer usulî hususlar

incelenmelidir.

Örneğin yalnızca kaza meydana gelmiş olması, sigorta şirketinin her koşulda yaptığı ödemenin tamamını sigortalısından isteyebileceği anlamına gelmez.

Sigortalının Sigortacıya Karşı Açtığı Dava Nedir?

Sigortalının sigorta şirketine karşı açtığı dava ise farklı bir hukuki ilişkiden kaynaklanabilir.

Sigortalı, poliçe kapsamında meydana gelen bir zararın sigorta şirketi tarafından karşılanmadığını, eksik karşılandığını veya haksız şekilde reddedildiğini düşünüyorsa sigortacıya karşı talepte bulunabilir.

Ancak uygulamada bunun yanında önemli bir başka durum da bulunmaktadır.

Trafik kazası meydana geldikten sonra bazı sigortalılar, sigorta şirketine başvuru yapmadan doğrudan karşı tarafla görüşerek anlaşabilmekte ve karşı tarafın araç hasarı, değer kaybı veya olayın niteliğine göre diğer zararlarını kendi imkânlarıyla karşılayabilmektedir.

Örneğin sigortalı kişi, karşı tarafın zararının daha fazla büyümemesi, uyuşmazlığın kısa sürede sona ermesi veya tarafların kendi aralarında anlaşması amacıyla belirli bir miktar ödeme yapabilir.

Ancak sigortalının karşı tarafa kendi cebinden ödeme yapmış olması, bu ödemenin mutlaka sigorta şirketinden geri alınamayacağı anlamına gelmez.

Ödenen miktarın ilgili poliçe kapsamında bulunması, sigorta şirketinin sorumluluğunun doğması ve gerekli diğer şartların gerçekleşmesi halinde, sigortalının yaptığı ödemenin sigorta şirketinden talep edilmesi gündeme gelebilir.

Bu nedenle “Sigorta şirketine başvurmadan karşı tarafa ödeme yaptım, artık sigortadan hiçbir şey alamam.” şeklinde genel bir kabul doğru değildir.

Her dosyanın poliçe kapsamı, ödeme şekli, kazanın niteliği, zarar miktarı ve diğer belgeleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Sigortalı Sigorta Şirketinden Ödeme Talep Edebilir mi?

Poliçenin kapsamına giren bir sigorta olayının meydana gelmesi halinde, sigortalının poliçe kapsamında sigortacıdan talepte bulunması mümkündür.

Özellikle trafik kazalarında sigortalının karşı tarafın zararını kendisinin ödemek zorunda kaldığı durumlar bakımından, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.

Örneğin sigortalı kişi, karşı tarafın araç hasarı veya değer kaybı nedeniyle dava veya icra takibiyle karşılaşmamak amacıyla karşı tarafla anlaşarak belirli bir miktarı ödemiş olabilir.

Bu ödemenin gerçekten yapıldığının belgelenmesi, ödemenin hangi zarar nedeniyle yapıldığının ortaya konulması ve yapılan ödemenin sigorta teminatı kapsamında olduğunun belirlenmesi halinde, sigortalının sigorta şirketinden bu tutarın kendisine ödenmesini talep etmesi gündeme gelebilir.

Burada önemli olan, sigortalının karşı tarafa yaptığı ödemenin gerçek bir zarara ilişkin olması, ispatlanabilmesi ve poliçe kapsamında bulunmasıdır.

Dolayısıyla dava dışı anlaşma ile yapılan ödemeler de, şartları oluştuğunda sigorta şirketine karşı ileri sürülebilecek bir talebin konusu olabilir.

Dava Dışı Ödeme Yapan Sigortalı Sigorta Şirketinden Parasını Alabilir mi?

Bu soru özellikle trafik kazalarında oldukça önemlidir.

Taraflar bazen sigorta şirketine başvurmadan kendi aralarında anlaşabilir. Zarar gören kişi, aracındaki hasar veya değer kaybı nedeniyle belirli bir miktar talep eder; sigortalı da bu miktarı karşılayarak uyuşmazlığı taraflar arasında sona erdirir.

Böyle bir durumda sigortalının yaptığı ödeme, sırf dava açılmadan veya sigorta şirketi sürece dahil edilmeden yapılmış olması nedeniyle kendiliğinden sigorta kapsamı dışında kalmaz.

Ancak bunun için yapılan ödemenin gerçekten kazadan kaynaklanan ve poliçe kapsamında bulunan bir zarara ilişkin olduğunun ortaya konulması gerekir.

Bu nedenle;

  • Karşı tarafla yapılan yazılı anlaşma,
  • Ödeme dekontu,
  • Hasar fotoğrafları,
  • Ekspertiz veya hasar tespit belgeleri,
  • Değer kaybı hesaplaması,
  • Araç servis kayıtları,
  • Taraflar arasındaki yazışmalar,
  • Ödemenin hangi zarar için yapıldığını gösteren belgeler

büyük önem taşıyabilir.

Özellikle yüksek miktarlı ödemelerde, ödeme yapılmadan önce hukuki durumun ve poliçe kapsamının değerlendirilmesi önemlidir.

Büromuzca Takip Edilen Dosyalarda Dava Dışı Ödemeler de Sigorta Kapsamında Talep Edilebilmektedir

Uygulamada büromuzca takip edilen birçok dosyada, sigortalı kişilerin karşı tarafla doğrudan anlaşarak hasar, değer kaybı ve benzeri zararları kendi imkânlarıyla ödediği durumlarla karşılaşılmaktadır.

Bu tür dosyalarda yapılan ödemenin sigorta teminatı kapsamında bulunup bulunmadığı, ödeme belgeleri ve poliçe hükümleri birlikte incelenmektedir.

Şartları oluşan birçok dosyada, sigortalının karşı tarafa dava dışında ödediği tutarın kendi sigorta şirketinden talep edilmesi yönünde hukuki süreçler büromuzca takip edilmiş ve başarılı şekilde sonuçlandırılmıştır.

Dolayısıyla sigortalının karşı tarafa kendi cebinden ödeme yapmak zorunda kalması, her durumda bu paranın üzerinde kalacağı anlamına gelmemektedir.

Ancak burada özellikle vurgulamak gerekir ki, her dava dışı ödeme otomatik olarak sigorta şirketinden tahsil edilemez. Ödemenin poliçe kapsamında olması, gerçek bir zarara ilişkin bulunması, miktarının ve ödeme nedeninin ispatlanabilmesi ve sigortacının sorumluluğunu doğuran diğer şartların gerçekleşmesi gerekir.

Sigorta Şirketinin Eksik Ödeme Yapması Halinde Ne Yapılabilir?

Sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme gerçek zararın tamamını karşılamıyorsa, eksik kalan miktarın ayrıca talep edilip edilemeyeceği değerlendirilmelidir.

Burada özellikle;

  • Poliçedeki teminat miktarı,
  • Gerçek zarar,
  • Yapılan ödeme,
  • Muafiyetler,
  • Poliçe kapsamı,
  • Hasarın niteliği

birlikte incelenmelidir.

Sigorta şirketinin yaptığı ödeme, her durumda gerçek zararın tamamını karşılamış kabul edilmemelidir.

Sigorta Şirketinin Ret Kararına Karşı Ne Yapılabilir?

Sigorta şirketinin tazminat talebini reddetmesi halinde, öncelikle ret gerekçesinin hukuken ve poliçe hükümleri bakımından değerlendirilmesi gerekir.

Ret gerekçesi;

poliçe kapsamı dışında kalma,

teminat bulunmaması,

hasarın poliçe şartlarına aykırı olduğu iddiası,

sigortalının yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiası

veya başka bir nedene dayanabilir.

Ret gerekçesinin gerçekten geçerli olup olmadığı somut olay üzerinden incelenmelidir.

Özellikle sigortalının kendi imkânlarıyla yaptığı bir ödemenin sigorta şirketi tarafından karşılanmayacağının ileri sürülmesi halinde, ödemenin niteliği ve poliçe kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.

Sigortalının Sigortacıya Karşı Açtığı Davalarda Hangi Belgeler Önemlidir?

Sigortalının sigorta şirketine karşı açacağı davalarda özellikle;

  • Sigorta poliçesi,
  • Poliçe ekleri,
  • Hasar ihbarı,
  • Hasar dosyası,
  • Ekspertiz raporu,
  • Fotoğraflar,
  • Faturalar,
  • Servis kayıtları,
  • Sigorta şirketiyle yapılan yazışmalar,
  • Ödeme belgeleri,
  • Karşı tarafla yapılan anlaşma,
  • Karşı tarafa yapılan banka ödemeleri,
  • Değer kaybı veya hasar hesaplamaları,
  • Ret yazısı,
  • Bilirkişi raporları

önem taşıyabilir.

Özellikle sigortalının dava açılmadan önce karşı tarafa ödeme yaptığı dosyalarda, ödemenin gerçekten yapıldığını ve hangi zarar nedeniyle yapıldığını gösteren belgeler son derece önemlidir.

Uyuşmazlığın niteliğine göre farklı belgelerin de dosyaya sunulması gerekebilir.

Sigorta Şirketinin Rücu Davası ile Sigortalının Sigortacıya Karşı Davası Arasındaki Fark Nedir?

Bu iki dava arasındaki temel fark, kimin kime karşı talepte bulunduğudur.

Sigorta şirketinin rücu davasında: Sigorta şirketi, yaptığı ödemenin şartları gerçekleşmişse sigortalısından veya sorumlu kişiden geri alınmasını talep eder.

Sigortalının sigortacıya karşı açtığı davada: Sigortalı, poliçe kapsamında kendisine ödenmesi gerektiğini düşündüğü tazminatın veya kendi tarafından karşılanan ve poliçe kapsamında bulunan zararın sigorta şirketinden tahsilini talep eder.

Özellikle trafik kazalarında sigortalının karşı tarafa dava dışında ödeme yapması ve daha sonra bu ödemenin sigorta teminatı kapsamında sigortacıdan talep edilmesi, ikinci gruptaki uyuşmazlıklara örnek oluşturabilir.

Dolayısıyla biri sigorta şirketinin geri alma talebi, diğeri ise sigortalının sigorta teminatından yararlanma veya yaptığı ödemeyi teminat kapsamında talep etme hakkıyla ilgilidir.

Sigorta Rücu Davalarında Zamanaşımı Önemli midir?

Evet.

Rücu taleplerinde zamanaşımı süresinin hangi hukuki ilişkiye ve hangi rücu hakkına dayandığının belirlenmesi gerekir.

Örneğin TBK m. 73, birlikte sorumlu kişiler arasındaki rücu istemleri bakımından belirli zamanaşımı süreleri öngörmektedir. Ancak sigorta hukukundaki her rücu uyuşmazlığında doğrudan aynı hükmün uygulanacağı sonucuna varılmamalıdır; somut olayın hukuki dayanağı ayrıca belirlenmelidir.

Bu nedenle dava tarihi, ödeme tarihi, hasar tarihi, poliçe tarihi ve rücu sebebinin ortaya çıktığı tarih birlikte değerlendirilmelidir.

Sigorta Rücu Davalarında Halefiyet Nedir?

Sigorta hukukunda rücu kavramı ile birlikte halefiyet kavramı da önem taşır.

TTK m. 1472 uyarınca sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı bulunuyorsa bu hak, sigortacının tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya geçer.

Bu nedenle sigortacının halefiyet kapsamında açtığı dava, sigortalının sahip olduğu hakkın sigortacıya geçmesi esasına dayanır.

Sigorta Şirketinin Rücu Davasında Her Ödeme Rücu Edilebilir mi?

Hayır.

Sigortacının yaptığı ödemenin varlığı tek başına rücu hakkının bulunduğunu göstermeyebilir.

Öncelikle;

Ödeme hangi hukuki nedenle yapıldı?

Sigortacı neden ödeme yapmak zorunda kaldı?

Rücu sebebi hangi kanun veya poliçe hükmüne dayanıyor?

Bu rücu sebebi olayda gerçekten gerçekleşti mi?

Talep edilen miktar ödenen miktarla ve hukuki kapsamla uyumlu mu?

sorularının cevaplandırılması gerekir.

Sigorta Rücu Davalarında Avukat Desteği Neden Önemlidir?

Sigorta rücu davaları, yalnızca “sigorta şirketi ödeme yaptı, şimdi benden parasını istiyor” şeklinde değerlendirilebilecek kadar basit olmayabilir.

Rücu hakkının hukuki dayanağı, poliçe hükümleri, ödeme belgeleri, hasarın niteliği, kusur durumu, olayın meydana geliş şekli, zamanaşımı ve talep edilen miktarın kapsamı birlikte incelenmelidir.

Aynı şekilde sigortalının sigorta şirketine karşı açacağı davalarda da yalnızca sigorta şirketinin ödeme yapmadığına bakmak yeterli değildir. Poliçenin kapsamı, teminatlar, istisnalar, hasarın gerçek miktarı ve sigorta şirketinin ret veya eksik ödeme gerekçesi ayrıntılı şekilde değerlendirilmelidir.

Özellikle sigortalının karşı tarafa kendi imkânlarıyla ödeme yaptığı ve bu ödemenin sigorta teminatı kapsamında bulunduğunun ileri sürüldüğü dosyalarda, ödemenin niteliğinin ve belgelerinin doğru şekilde ortaya konulması büyük önem taşımaktadır.

Sigorta şirketinin rücu taleplerine ilişkin davalar ile sigortalının sigortacıya karşı açtığı davalar, Avukat Hüseyin Emre TUZCU’nun uzmanlık alanlarından biri olup, bu kapsamda büromuzca takip edilen birçok dosyada sigortalıların karşı tarafa dava dışında yaptıkları hasar, değer kaybı ve benzeri ödemelerin sigorta teminatı kapsamında sigorta şirketlerinden tahsili yönünde hukuki süreçler yürütülmüş ve başarılı sonuçlar elde edilmiştir.

Hukuki Destek Alabilirsiniz

Sigorta şirketi tarafından tarafınıza bir rücu talebi yöneltilmişse veya karşı tarafa kendi imkânlarınızla ödeme yapmış olmanıza rağmen bu ödemenin sigorta şirketiniz tarafından karşılanmadığını düşünüyorsanız, poliçe ve ödeme belgelerinin birlikte incelenmesi önemlidir.

Özellikle trafik kazalarında karşı tarafla dava dışında anlaşarak hasar, değer kaybı veya diğer zararları ödeyen sigortalıların, yaptıkları ödemenin poliçe kapsamında olup olmadığını araştırmaları önem taşımaktadır.

Rücu talebinin hukuki dayanağı, poliçe kapsamı, yapılan ödeme, kusur durumu, ödeme belgeleri, zamanaşımı ve diğer şartlar değerlendirilerek somut olay bakımından izlenebilecek hukuki yol belirlenebilir.

Başta Konya ve Ankara olmak üzere İzmir ve İstanbul illerinde de birçok dava takibi yapılmakta; farklı şehirlerde bulunan kişiler için de hukuki süreçler takip edilebilmektedir.

TUZCU HUKUK & DANIŞMANLIK ile 0505 942 23 77 telefon numarası veya sitemizde bulunan WhatsApp kanalı üzerinden iletişime geçerek sigorta rücu uyuşmazlıklarınız hakkında hukuki destek alabilirsiniz.

Leave a Comment