HAYSİYETSİZ HAYAT SÜRME NEDENİYLE BOŞANMA
Eşinizin yaşam tarzı nedeniyle evliliğinizin artık sürdürülemez hâle geldiğini mi düşünüyorsunuz? Eşinizin sürekli olarak toplumun genel kabul ve değerleriyle ciddi biçimde çatışan bir yaşam sürmesi, aile düzenini bozması veya bu yaşam biçimini evlilik sonrasında da devam ettirmesi boşanma sebebi olabilir mi?
Türk Medeni Kanunu’nda, eşlerden birinin haysiyetsiz bir hayat sürmesi belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde özel bir boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Ancak burada önemli olan yalnızca eşin toplum tarafından hoş karşılanmayan bir davranışının bulunması değildir. Davranışların niteliği, sürekliliği ve diğer eş açısından ortak hayatı çekilmez hâle getirip getirmediği birlikte değerlendirilir.
Eşimin yaşam tarzını uygun bulmuyorum. Bu nedenle boşanabilir miyim?
Her farklı yaşam tarzı haysiyetsiz hayat sürme anlamına gelmez.
TMK’nın 163. maddesi kapsamında değerlendirme yapılabilmesi için eşin yaşam biçiminin belirli bir ağırlığa ulaşması ve bu nedenle diğer eş açısından evlilik hayatının sürdürülmesinin beklenemez hâle gelmesi gerekir.
Bu nedenle yalnızca eşlerin birbirinden farklı düşünmesi, sosyal çevrelerinin farklı olması veya bir davranışın diğer eş tarafından hoş karşılanmaması tek başına yeterli değildir.
“Haysiyetsiz hayat sürme” ne anlama gelir?
Haysiyetsiz hayat sürme, tek bir davranıştan ziyade kişinin sürekli veya tekrarlanan şekilde toplumun temel değerleriyle ciddi biçimde çatışan bir yaşam biçimini benimsemesi şeklinde ortaya çıkabilir.
Burada mahkemenin değerlendirmesi somut olay üzerinden yapılır. Eşin davranışlarının sürekliliği, aile hayatına etkisi ve diğer eş açısından ortak yaşamı çekilmez hâle getirip getirmediği önem taşır.
Dolayısıyla kanunda geçen bu ifade, her hoş karşılanmayan davranışı kapsayan sınırsız bir boşanma sebebi değildir.
Eşim sürekli gece hayatı yaşıyor. Bu haysiyetsiz hayat sürme sayılır mı?
Sadece gece dışarı çıkmak veya sosyal bir yaşam sürmek tek başına haysiyetsiz hayat sürme olarak kabul edilemez.
Ancak gece hayatının niteliği, sürekliliği, aile sorumluluklarının tamamen ihmal edilmesi ve başka davranışlarla birlikte evlilik ilişkisini ciddi biçimde bozması hâlinde olayın tamamı farklı bir hukuki değerlendirmeye tabi olabilir.
Burada tek bir davranıştan ziyade yaşam biçiminin bütünü önemlidir.
Eşim sürekli farklı kişilerle birlikte oluyor. Boşanma sebebi olur mu?
Eşin evlilik dışı ilişkiler yaşaması, olayın özelliklerine göre farklı boşanma sebeplerinin gündeme gelmesine neden olabilir.
Örneğin belirli şartların bulunması hâlinde zina nedeniyle boşanma söz konusu olabilir. Davranışların zina kapsamında değerlendirilemediği durumlarda ise evlilik birliğinin temelinden sarsılması veya somut olayın şartlarına göre haysiyetsiz hayat sürme hükmü tartışılabilir.
Bu nedenle olayın hangi hukuki sebebe dayandırılacağının doğru belirlenmesi önemlidir.
Eşim fuhuş yapıyor. Bu durumda boşanabilir miyim?
Fuhuş veya benzeri davranışların bulunması, olayın özelliklerine göre TMK 163 kapsamında değerlendirilebilecek ciddi bir durum oluşturabilir.
Ancak mahkeme açısından yalnızca bir iddianın ileri sürülmesi yeterli değildir. Davranışın gerçekten gerçekleştiğinin ve evlilik ilişkisi bakımından kanunda aranan şartların oluştuğunun ortaya konulması gerekir.
Bu nedenle böyle bir davada delillerin hukuka uygun şekilde elde edilmesi ve doğru biçimde sunulması önemlidir.
Eşim alkol veya uyuşturucu kullanıyor. Haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanabilir miyim?
Alkol veya uyuşturucu kullanımı tek başına otomatik olarak TMK 163 kapsamında boşanma sonucunu doğurmaz.
Ancak kullanımın sürekli hâle gelmesi, aile düzenini ciddi şekilde bozması, eşin aile sorumluluklarını yerine getirmemesi veya başka davranışlarla birleşerek ortak hayatı çekilmez hâle getirmesi durumunda farklı boşanma sebepleri gündeme gelebilir.
Özellikle uyuşturucu kullanımı bakımından olayın ceza hukuku yönü de ayrıca bulunabilir.
Eşimin arkadaş çevresi nedeniyle boşanabilir miyim?
Sadece eşin arkadaş çevresinin sizin tarafınızdan uygun görülmemesi boşanma için yeterli değildir.
Ancak eşin arkadaş çevresiyle ilişkileri nedeniyle sürekli olarak aile düzenini bozması, evlilik yükümlülüklerini ciddi biçimde ihmal etmesi veya bu ilişkilerin başka hukuka aykırı davranışlarla birlikte ortaya çıkması hâlinde somut olay ayrıca değerlendirilebilir.
Mahkeme açısından önemli olan, arkadaş çevresinin kendisi değil, eşin davranışlarının evlilik birliğine etkisidir.
Eşim bu yaşam biçimine evlendikten sonra başladı. Yine de boşanabilir miyim?
Evet, olayın şartlarına göre mümkün olabilir.
Haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanmada önemli olan, eşin mevcut yaşam biçiminin evlilik birliğini diğer eş açısından çekilmez hâle getirip getirmediğidir.
Davranışların evlilikten önce mi yoksa sonra mı başladığı, olayın diğer koşullarıyla birlikte değerlendirilebilir.
Haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davasında delil gerekir mi?
Evet.
İddiaların somutlaştırılması ve mümkün olduğunca hukuka uygun delillerle desteklenmesi önemlidir.
Olayın niteliğine göre tanık anlatımları, resmi kayıtlar, mahkeme kararları, hukuka uygun şekilde elde edilmiş yazışmalar ve diğer belgeler değerlendirilebilir.
Ancak delil elde etmek amacıyla eşin telefonuna izinsiz girmek, hesabını ele geçirmek veya hukuka aykırı yöntemlere başvurmak doğru değildir.
Eşim hakkında sosyal medyada gördüğüm paylaşımlar delil olabilir mi?
Sosyal medya içerikleri, olayın niteliğine göre değerlendirmeye alınabilir. Ancak bir paylaşımın tek başına boşanma sebebini kesin olarak ortaya koyduğu söylenemez.
Paylaşımın gerçekliği, kime ait olduğu, hangi tarihte yapıldığı ve evlilik hayatıyla bağlantısı birlikte değerlendirilmelidir.
Ayrıca dijital delillerin elde edilme şekli de hukuki açıdan önem taşır.
Haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davasında süre var mı?
TMK 163 kapsamında, zina veya hayata kast nedeniyle boşanma davalarında olduğu gibi ayrıca altı aylık ve beş yıllık hak düşürücü süre öngörülmemiştir.
Bununla birlikte olayın ne zaman başladığı, ne kadar devam ettiği ve tarafların sonraki davranışları davanın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Özellikle eşin davranışının hâlen devam edip etmediği ve ortak hayatın neden sürdürülemez hâle geldiği somut olay üzerinden ele alınmalıdır.
Eşimi affedersem daha sonra aynı davranışları boşanma sebebi yapabilir miyim?
Affetme meselesi, özel boşanma sebeplerinde olduğu gibi bu tür davalarda da olayın değerlendirilmesi açısından önem taşıyabilir.
Eşlerin davranıştan sonra evlilik hayatına devam etmeleri, barışmaları veya olayın açıkça affedildiğini gösteren davranışlarda bulunmaları, daha sonra aynı olaylara dayanılması bakımından hukuki sonuç doğurabilir.
Bu nedenle olaydan sonra tarafların birbirlerine karşı tutumları da dikkatle değerlendirilmelidir.
Haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanırsam tazminat isteyebilir miyim?
Boşanma davasında maddi veya manevi tazminat talep edilmesi, yalnızca haysiyetsiz hayat sürme iddiasının bulunmasına bağlı değildir.
Tarafların kusur durumu, boşanmanın sonuçları ve Türk Medeni Kanunu’nda tazminat için aranan diğer şartlar ayrıca değerlendirilir.
Aynı şekilde nafaka talepleri de tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile kanuni şartlara göre belirlenir.
Haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma mı, evlilik birliğinin temelinden sarsılması mı?
Bazı olaylarda birden fazla boşanma sebebi gündeme gelebilir.
Eşin yaşam biçimi hem TMK 163 kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olabilir hem de evlilik birliğini temelinden sarsan davranışlar oluşturabilir.
Bu nedenle dava hazırlanırken yalnızca olayın adı üzerinde durulmamalı; eşin davranışlarının tamamı, evliliğe etkisi ve mevcut deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Boşanma davası açmadan önce nelere dikkat etmeliyim?
Öncelikle eşin hangi davranışlarının boşanma sebebi olarak ileri sürüleceği açık şekilde belirlenmelidir.
Daha sonra bu davranışların sürekliliği, evlilik birliğine etkisi, mevcut deliller ve tarafların olay sonrasındaki tutumları değerlendirilmelidir.
Özellikle ağır iddiaların yalnızca genel ifadelerle değil, mümkün olduğunca somut olaylar ve hukuka uygun deliller üzerinden ortaya konulması önemlidir.
Hukuki Destek Alabilirsiniz
Haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davalarında önemli olan yalnızca eşin yaşam biçiminin toplum tarafından nasıl değerlendirildiği değildir. Davranışların niteliği, sürekliliği, aile hayatına etkisi ve diğer eş açısından ortak yaşamın neden sürdürülemez hâle geldiği birlikte ele alınmalıdır.
Her aile ve her uyuşmazlık kendine özgüdür. Bu nedenle boşanma davasında hangi hukuki sebebin ileri sürüleceği, delillerin nasıl değerlendirileceği ve varsa nafaka ile tazminat taleplerinin nasıl ortaya konulacağı somut olay üzerinden belirlenmelidir.
TUZCU HUKUK & DANIŞMANLIK ile 0505 942 23 77 telefon numarası veya sitemizde bulunan whatsapp kanalından büromuzla iletişime geçerek hukuki destek alabilirsiniz.