İCRA TAKİBİNE YAPILAN İTİRAZLAR

BORCA, İMZAYA VE YETKİYE İTİRAZ

İcra takibiyle karşılaşan borçlunun, ödeme emrine karşı kanunun tanıdığı haklardan yararlanması mümkündür. Borcun bulunmadığı, takipte kullanılan imzanın kendisine ait olmadığı veya icra takibinin yetkili olmayan bir yerde başlatıldığı düşünülüyorsa, somut olayın özelliklerine göre borca itiraz, imzaya itiraz veya yetkiye itiraz gündeme gelebilir.

Bu itirazların her birinin farklı hukuki sonuçları ve dikkat edilmesi gereken süreleri bulunmaktadır. Bu nedenle ödeme emrinin tebliğinden sonra sürecin gecikmeden değerlendirilmesi önemlidir.

Borca İtiraz Nedir?

Borca itiraz, borçlunun icra takibine konu edilen borcun tamamına veya bir kısmına karşı çıkmasıdır.

Borçlu; borcun hiç doğmadığını, ödendiğini, sona erdiğini veya talep edilen miktarın gerçeği yansıtmadığını ileri sürebilir.

Borca itiraz edildiğinde, itirazın içeriği ve icra takibinin türüne göre takip bakımından farklı hukuki sonuçlar ortaya çıkabilir.

Borca İtiraz Hangi Durumlarda Yapılabilir?

Borcun gerçekte bulunmadığı, daha önce ödendiği veya talep edilen miktarın doğru olmadığı düşünülüyorsa borca itiraz gündeme gelebilir.

Örneğin daha önce ödenmiş bir borcun yeniden takip konusu yapılması, hiç kurulmamış bir sözleşmeye dayanılarak alacak talep edilmesi veya borç miktarının gerçekte olduğundan fazla gösterilmesi gibi durumlarda borca itiraz değerlendirilebilir.

İmzaya İtiraz Nedir?

İmzaya itiraz, icra takibine dayanak olarak gösterilen belgedeki imzanın borçluya ait olmadığının ileri sürülmesidir.

Özellikle kambiyo senetlerine dayalı icra takiplerinde imzaya itiraz önemli bir hukuki başvuru yoludur.

İmzanın borçluya ait olmadığı düşünülüyorsa, ödeme emrinin tebliğinden sonra kanunda öngörülen süre ve usule uygun şekilde itiraz edilmesi gerekir.

İmza Bana Ait Değilse Ne Yapmalıyım?

Bir senet veya başka bir belge üzerindeki imzanın size ait olmadığını düşünüyorsanız, ödeme emrinin tebliğinden itibaren uygulanacak özel itiraz süresinin ve usulünün dikkate alınması gerekir.

İmzanın size ait olmadığına ilişkin itirazın doğru şekilde ileri sürülmesi ve gerektiğinde imza incelemesi yapılmasını sağlayacak delillerin sunulması önem taşır.

Yetkiye İtiraz Nedir?

Yetkiye itiraz, icra takibinin yetkili olmayan icra dairesinde başlatıldığının ileri sürülmesidir.

İcra takibinin hangi yerde başlatılabileceği, borcun niteliğine ve taraflar arasındaki hukuki ilişkiye göre belirlenebilir.

Bu nedenle icra dosyasının bulunduğu yer ile borçlunun yerleşim yeri, sözleşmenin niteliği ve varsa özel yetki kuralları birlikte değerlendirilmelidir.

İcra Takibi Yanlış İcra Dairesinde Başlatılmışsa Ne Yapılabilir?

Takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığı düşünülüyorsa, ödeme emrine karşı süresi içinde yetkiye itiraz edilmesi gerekebilir.

Yetki itirazının geçerli olabilmesi için yalnızca “bu icra dairesi yetkili değildir” şeklinde genel bir itiraz yapılması yeterli olmayabilir. Somut olayda hangi icra dairesinin yetkili olduğunun da doğru şekilde ortaya konulması önem taşıyabilir.

Borca, İmzaya ve Yetkiye İtiraz Aynı Anda Yapılabilir mi?

Somut olayın özelliklerine göre birden fazla itiraz sebebi aynı süreçte ileri sürülebilir.

Örneğin borçlu hem borcun bulunmadığını hem de takip dayanağındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürebilir. Bunun yanında icra takibinin yetkisiz yerde başlatıldığı düşünülüyorsa yetkiye ilişkin itiraz da gündeme gelebilir.

Ancak itirazların takibin türüne, ödeme emrinin içeriğine ve kanunda öngörülen usule uygun şekilde yapılması gerekir.

Borca, İmzaya ve Yetkiye İtirazda Süre Önemli midir?

Evet. İcra takibine karşı yapılacak itirazlarda sürelerin geçirilmemesi son derece önemlidir.

İtiraz süresi, takip türüne ve ödeme emrinin niteliğine göre değişebilir. Özellikle kambiyo senetlerine dayalı takiplerde borca, imzaya ve yetkiye itiraz bakımından özel düzenlemeler bulunmaktadır.

Bu nedenle ödeme emrinin tebliğ edilmesinden sonra hangi takip türünün söz konusu olduğu ve hangi sürenin uygulanacağı gecikmeden belirlenmelidir.

İtiraz Edilmezse Ne Olur?

Süresi içinde ve usulüne uygun şekilde itiraz edilmemesi, icra takibinin kesinleşmesine ve takip işlemlerinin devam etmesine yol açabilir.

Bu nedenle gerçekten borçlu olunmadığı, imzanın size ait olmadığı veya takibin yetkisiz yerde başlatıldığı düşünülüyorsa, ödeme emrinin tebliğinden sonra sürecin bekletilmemesi gerekir.

Borca, İmzaya ve Yetkiye İtiraz Konusunda Avukat Desteği Neden Önemlidir?

Borca, imzaya ve yetkiye itiraz birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğurabilen başvurulardır. Takibin türü, ödeme emrinin içeriği, itiraz süresi ve ileri sürülecek itiraz nedeninin doğru belirlenmesi önemlidir.

Özellikle kısa sürelerin söz konusu olduğu icra takiplerinde yapılacak bir usul hatası hak kaybına neden olabilir. Bu nedenle icra dosyasının ve ödeme emrinin birlikte incelenmesi, somut olaya uygun itiraz yolunun belirlenmesi açısından önem taşır.

Başta Konya ve Ankara olmak üzere İzmir ve İstanbul illerinde de birçok icra takibi ve dava takip edilmekte; borca, imzaya ve yetkiye itiraz süreçlerinde dosyanın özelliklerine göre hukuki değerlendirme ve takip hizmeti sunulmaktadır.

Hukuki Destek Alabilirsiniz

Borca, imzaya veya yetkiye itiraz edilmesi gereken durumlarda öncelikle icra dosyasının, ödeme emrinin ve takip türünün incelenmesi gerekir. Somut olayın özelliklerine göre uygulanacak süre ve itiraz yöntemi belirlenerek sürecin doğru şekilde yürütülmesi önemlidir.

TUZCU HUKUK & DANIŞMANLIK ile 0505 942 23 77 telefon numarası veya sitemizde bulunan WhatsApp kanalı üzerinden büromuzla iletişime geçerek hukuki destek alabilirsiniz.

Leave a Comment