İTİRAZIN İPTALİ DAVALARI
İcra takibine başlandıktan sonra borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi, alacağın tahsil sürecini önemli ölçüde etkileyebilir. Özellikle borçlunun borcu kabul etmemesi veya ödeme yapmaktan kaçınması hâlinde alacaklı açısından hangi hukuki yolun izleneceği önem kazanır.
Bu noktada sıkça gündeme gelen hukuki yollardan biri itirazın iptali davasıdır.
Peki itirazın iptali davası nedir? Hangi durumlarda açılır? Ne kadar sürede açılması gerekir? Borçlunun yaptığı itiraz nasıl ortadan kaldırılır? İcra dosyasındaki alacak mahkeme önüne nasıl taşınır?
Bu soruların cevapları, her dosyanın kendi özellikleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
İtirazın İptali Davası Nedir?
İtirazın iptali davası, ilamsız icra takibine borçlu tarafından itiraz edilmesi nedeniyle duran icra takibinin devamının sağlanması amacıyla açılabilen bir davadır.
Örneğin bir kişiden alacağınız olduğunu düşünerek icra takibi başlattınız. Borçlu ise icra ödeme emrine itiraz ederek borca karşı çıktı ve takip durdu.
Bu durumda alacaklı olarak aklınıza şu soru gelebilir:
“Borçlu icra takibine itiraz etti, şimdi alacağımı nasıl tahsil edeceğim?”
Şartları oluşmuşsa bu noktada itirazın iptali davası gündeme gelebilir.
Dava kapsamında mahkeme, yalnızca borçlunun icra dosyasına yaptığı itirazı değil, temel olarak alacağın gerçekten bulunup bulunmadığını da değerlendirir.
Bu nedenle itirazın iptali davasında alacağın dayandığı sözleşme, ödeme, mal veya hizmet ilişkisi ve diğer deliller önem taşır.
Borçlu İcra Takibine İtiraz Ederse Ne Olur?
İlamsız icra takibinde borçlunun süresi içerisinde yaptığı itiraz, kural olarak icra takibinin durmasına neden olur.
Bu durum alacaklı açısından oldukça önemli bir noktadır.
“Borçlu itiraz etti, icra dosyası artık tamamen kapandı mı?”
Hayır. Borçlunun itirazı, alacaklının hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak icra takibinin devam edebilmesi için somut olayın özelliklerine göre gerekli hukuki işlemlerin yapılması gerekir.
Bu nedenle borçlunun itirazından sonra icra dosyasının incelenmesi ve hangi hukuki yolun izlenebileceğinin belirlenmesi önemlidir.
İtirazın İptali Davası Ne Kadar Sürede Açılmalıdır?
İtirazın iptali davalarında süre konusu oldukça önemlidir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca, kural olarak alacaklının borçlunun itirazının kendisine bildirildiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde itirazın iptali davası açması gerekir.
Bu nedenle şu soru özellikle önemlidir:
“Borçlunun itiraz tarihini biliyorum, bir yıllık süre ne zaman başladı?”
Burada yalnızca borçlunun itiraz ettiği tarihe bakmak her zaman yeterli olmayabilir. İtirazın alacaklıya ne zaman bildirildiğinin de icra dosyasından kontrol edilmesi gerekir.
Bu nedenle icra dosyasındaki tarihlerin dikkatli şekilde incelenmesi, hak kaybı yaşanmaması açısından önemlidir.
İtirazın İptali Davasında Mahkeme Borcun Gerçekten Var Olup Olmadığına Bakar mı?
Evet. İtirazın iptali davasında uyuşmazlığın temelini oluşturan alacağın varlığı ve kapsamı incelenebilir.
“Ben borç verdim ama karşı taraf şimdi borcu kabul etmiyor. Mahkeme bunu araştırır mı?”
Evet. Borcun hangi nedenle doğduğu, ödeme yapılıp yapılmadığı ve alacağın hangi belgelerle ispatlanabileceği değerlendirilir.
Başka bir örnekte;
“Bir kişiye mal sattım, malı teslim ettim ama paramı alamadım. Faturalarım ve teslim belgelerim var. Bunlar dikkate alınır mı?”
Uyuşmazlığın niteliğine göre sözleşme, fatura, teslim belgeleri, banka kayıtları, yazışmalar, ticari kayıtlar ve hukuken kullanılabilir diğer deliller değerlendirmeye alınabilir.
Bu nedenle dava açmadan önce elde bulunan belgelerin tamamının birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
İtirazın İptali Davasında Hangi Belgeler Önemlidir?
Her uyuşmazlığın delilleri farklı olabilir.
Bir borç ilişkisinde banka dekontları önemli olabilirken, mal satışında faturalar ve teslim belgeleri; hizmet ilişkisinde ise sözleşme, yazışmalar veya hizmetin verildiğini gösteren belgeler önem taşıyabilir.
“Elimde yazılı bir sözleşme yoksa alacağımı ispatlayamaz mıyım?”
Bu sorunun cevabı, uyuşmazlığın niteliğine ve mevcut diğer delillere göre değişebilir.
Bu nedenle yalnızca sözleşmenin bulunup bulunmadığına bakmak yerine, olayın tamamının ve mevcut delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
İtirazın İptali Davasında Borçlunun İtirazı Nasıl Değerlendirilir?
Borçlunun icra takibine itiraz etmiş olması, tek başına borcun bulunmadığı anlamına gelmez.
Mahkeme, tarafların iddia ve savunmalarını, alacağın dayanağını ve sunulan delilleri değerlendirir.
Bu nedenle alacaklının;
“Borçlu itiraz etti ama gerçekten borcu var. Bunu mahkemede nasıl göstereceğim?”
sorusunun cevabı, somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir.
Alacağın hangi hukuki ilişkiden doğduğu, ne zaman doğduğu, ne kadar olduğu ve neden ödenmediği açık şekilde ortaya konulmalıdır.
İtirazın İptali Davası ile İtirazın Kaldırılması Aynı mıdır?
“Borçlunun itirazını kaldırmak ile itirazın iptali davası açmak aynı şey mi?”
Hayır. Bunlar birbirinden farklı hukuki yollardır.
İtirazın kaldırılması belirli şartlarda icra hukuk mahkemesinde başvurulabilen bir yolken, itirazın iptali davası görevli mahkemede açılan bir davadır.
Hangi yolun kullanılabileceği; icra dosyasına, alacağın dayanağına, mevcut belgelere ve somut olayın özelliklerine göre belirlenir.
Bu nedenle yalnızca “borçlu itiraz etti” bilgisiyle hangi hukuki yolun kullanılacağına karar vermek doğru olmayabilir.
İtirazın İptali Davasında İcra İnkâr Tazminatı Alınabilir mi?
İtirazın iptali davalarında, kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi hâlinde icra inkâr tazminatı gündeme gelebilir.
“Borçlu haksız yere itiraz ettiyse, uğradığım zararı veya ek bir tazminatı isteyebilir miyim?”
İcra inkâr tazminatı bakımından kanunda belirli şartlar bulunmaktadır. Bu nedenle her itirazın ardından otomatik olarak tazminata hükmedileceği söylenemez.
Somut olayda tazminat şartlarının bulunup bulunmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
İtirazın İptali Davasında Arabuluculuk Gerekir mi?
Bu konuda da her dosya için aynı cevap geçerli değildir.
“İtirazın iptali davası açmadan önce arabulucuya gitmem gerekiyor mu?”
Arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı, icra takibinin dayandığı temel hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenir.
Özellikle bazı ticari uyuşmazlıklarda ve iş ilişkisinden kaynaklanan alacaklarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartı olabilir.
Bu nedenle dava açılmadan önce somut olay bakımından arabuluculuk şartının bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerekir.
İtirazın İptali Davası Hangi Mahkemede Açılır?
“İtirazın iptali davasını hangi mahkemede açacağım?”
Bu sorunun cevabı, alacağın hangi hukuki ilişkiden kaynaklandığına göre değişebilir.
Uyuşmazlığın niteliğine göre Asliye Hukuk Mahkemesi, Asliye Ticaret Mahkemesi, İş Mahkemesi veya kanunen görevli başka bir mahkeme söz konusu olabilir.
Ayrıca yetkili mahkemenin belirlenmesi bakımından da somut olayın özellikleri dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle dava açılmadan önce hem görev hem de yetki kurallarının değerlendirilmesi önemlidir.
İtirazın İptali Davasında Faiz de Talep Edilebilir mi?
“Ana paramı istiyorum, peki faizimi de isteyebilir miyim?”
Faiz talebi, alacağın niteliğine, sözleşmeye ve temerrüt durumuna göre değerlendirilir.
Faizin hangi tarihten itibaren istenebileceği, uygulanacak faiz türü ve oranı her dosyada aynı olmayabilir.
Bu nedenle icra takibindeki faiz hesabının ve dava sırasında ileri sürülecek faiz talebinin ayrıca kontrol edilmesi gerekir.
İtirazın İptali Davası Açarken Nelere Dikkat Edilmelidir?
İtirazın iptali davasında yapılacak hazırlık, davanın sağlıklı şekilde yürütülmesi açısından önemlidir.
Özellikle;
- İcra dosyasının tamamının incelenmesi,
- Borçlunun itirazının kapsamının belirlenmesi,
- İtirazın alacaklıya bildirildiği tarihin kontrol edilmesi,
- Bir yıllık dava açma süresinin değerlendirilmesi,
- Görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi,
- Dava şartı arabuluculuk bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi,
- Asıl alacak ve faiz hesabının incelenmesi,
- Alacağın dayandığı belgelerin belirlenmesi,
- Ödeme ve mahsup iddialarının değerlendirilmesi,
- Gerekli delillerin hazırlanması,
- Şartları varsa icra inkâr tazminatının değerlendirilmesi
önem taşır.
“Benim icra dosyamda da itirazın iptali davası açılabilir mi?”
Bu sorunun cevabı, dosya incelenmeden kesin olarak verilemez. İcra dosyasının, borçlunun itirazının ve alacağın dayanağının birlikte değerlendirilmesi gerekir.
İtirazın İptali Davası Konusunda Avukat Desteği Neden Önemlidir?
İtirazın iptali davalarında icra dosyasındaki işlemler ile alacağın dayandığı hukuki ilişkinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Borçlunun itirazının kapsamı, dava açma süresi, görevli ve yetkili mahkeme, varsa arabuluculuk şartı, alacağın miktarı, faiz ve delillerin tamamı dosyanın sonucunu etkileyebilecek konulardır.
Bu nedenle “Borçlunun itirazından sonra ne yapmalıyım?”, “Dava açmak için sürem geçti mi?” veya “Elimdeki belgeler alacağımı ispatlamaya yeterli mi?” gibi soruların somut dosya üzerinden değerlendirilmesi önemlidir.
Her icra dosyası ve her alacak uyuşmazlığı kendine özgüdür. Bu nedenle hazır ve genel bir çözüm yerine, dosyanın bütün yönleriyle incelenerek uygun hukuki yolun belirlenmesi gerekir.
Hukuki Destek Alabilirsiniz
İtirazın iptali davasında öncelikle icra dosyasının, alacağın dayanağının ve borçlunun itirazının birlikte değerlendirilmesi gerekir. Somut olayın özelliklerine göre dava süresi, görev, yetki, arabuluculuk ve deliller bakımından gerekli hukuki değerlendirme yapılarak sürecin sağlıklı şekilde yürütülmesi önemlidir.
TUZCU HUKUK & DANIŞMANLIK ile 0505 942 23 77 telefon numarası veya sitemizde bulunan WhatsApp kanalı üzerinden büromuzla iletişime geçerek hukuki destek alabilirsiniz.