MALULİYET TAZMİNATI – İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATI
İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle çalışma gücünün geçici ya da kalıcı olarak azalması, işçinin hem çalışma hayatını hem de ekonomik geleceğini ciddi şekilde etkileyebilir. Tedavi süreci, uzun süreli istirahat, çalışma gücü kaybı, mesleği sürdürememe veya gelir elde etme imkanının azalması işçi açısından önemli mağduriyetlere neden olabilir.
Bu nedenle iş kazası veya meslek hastalığı sonrasında yalnızca SGK tarafından yapılan ödemelerin araştırılması yeterli olmayabilir. İşçinin uğradığı gerçek zararın, işverenin sorumluluğunun ve talep edilebilecek tazminatların ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle iş göremezlik tazminatında sağlık durumu, çalışma gücü kaybı, gerçek ücret, kusur oranı ve gelecekteki kazanç kaybı gibi birçok unsur birlikte değerlendirilir.
İş Göremezlik Tazminatı Nedir?
İş göremezlik tazminatı, iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle işçinin çalışma gücünde meydana gelen kayıp sonucunda uğradığı ekonomik zararın giderilmesine yönelik maddi tazminat talebidir.
İşçinin bir süre çalışamaması ile çalışma gücünün kalıcı şekilde azalması aynı durum değildir. Bu nedenle iş göremezlik tazminatının kapsamı, işçinin yaşadığı sağlık sorununun niteliğine ve çalışma hayatı üzerindeki etkilerine göre belirlenir.
Bazı durumlarda işçi tedavi sonrasında yeniden çalışmaya başlayabilir. Ancak çalışma gücünde kalıcı bir kayıp meydana gelmişse, işçinin gelecekteki çalışma hayatı bakımından ortaya çıkabilecek zararların da değerlendirilmesi gerekebilir.
Geçici İş Göremezlik Nedir?
İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle işçinin belirli bir süre çalışamaması halinde geçici iş göremezlik söz konusu olabilir.
İşçi bu dönemde tedavi görebilir, istirahat raporu kullanabilir ve çalışma hayatından geçici olarak uzak kalabilir.
Geçici iş göremezlik ile sürekli iş göremezlik birbirinden farklıdır. Geçici iş göremezlikte sağlık durumunun iyileşmesi ve işçinin yeniden çalışabilmesi mümkün olabilirken, sürekli iş göremezlikte çalışma gücünde kalıcı bir kayıp söz konusu olabilir.
Sürekli İş Göremezlik Nedir?
İş kazası veya meslek hastalığı sonucunda işçinin çalışma gücünde kalıcı bir kayıp meydana gelmesi halinde sürekli iş göremezlik gündeme gelebilir.
Sürekli iş göremezlik bakımından işçinin sağlık durumunun, yaptığı işin ve çalışma gücündeki kaybın ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilmesi gerekir.
SGK bakımından iş kazası veya meslek hastalığı sonucunda meslekte kazanma gücünün en az belirli bir oranda azalması halinde sürekli iş göremezlik geliri bağlanması mümkün olabilir.
Ancak SGK tarafından bağlanan sürekli iş göremezlik geliri ile işverene karşı talep edilebilecek maddi tazminat aynı hukuki kavram değildir.
SGK’nın Ödediği İş Göremezlik Ödeneği ile İş Göremezlik Tazminatı Aynı mıdır?
Hayır.
Bu ayrım iş kazası mağdurları bakımından son derece önemlidir.
SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneği, sosyal güvenlik sistemi kapsamında işçinin çalışamadığı dönem için yapılan bir ödemedir.
Buna karşılık iş göremezlik tazminatı, işçinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğradığı maddi zararın sorumluluk hükümleri kapsamında giderilmesine ilişkin bir taleptir.
Dolayısıyla işçinin SGK’dan ödeme almış olması, somut olayda işverene karşı ileri sürülebilecek tazminat taleplerinin ayrıca değerlendirilmesine engel değildir.
İş Göremezlik Tazminatı Hangi Zararları Kapsayabilir?
İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle meydana gelen zarar olayın niteliğine göre farklı şekillerde ortaya çıkabilir.
İşçinin geçici olarak çalışamaması nedeniyle gelir kaybı meydana gelebilir. Çalışma gücünün kalıcı olarak azalması halinde ise gelecekteki çalışma hayatına ilişkin ekonomik zararlar gündeme gelebilir.
Bunun yanında tedavi, bakım ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan ve hukuken talep edilebilecek zararlar da somut olay kapsamında ayrıca değerlendirilebilir.
Bu nedenle iş göremezlik tazminatının yalnızca raporlu olunan günlerin ücretinden ibaret olduğu düşünülmemelidir.
İş Göremezlik Tazminatında Çalışma Gücü Kaybı Neden Önemlidir?
İş kazası sonucunda ortaya çıkan sağlık sorununun işçinin çalışma hayatını ne ölçüde etkilediğinin belirlenmesi tazminat bakımından önemlidir.
İşçinin yaptığı iş, mesleği, yaşı, sağlık durumu ve meydana gelen kalıcı hasarın çalışma hayatına etkisi birlikte değerlendirilmelidir.
Bir işçi iş kazasından sonra çalışmaya devam etse dahi çalışma gücünde kalıcı bir kayıp meydana gelmiş olabilir. Bu nedenle yalnızca işçinin çalışıp çalışmadığına bakılarak tazminat hakkı hakkında sonuca varılması doğru değildir.
İş Kazasından Sonra Çalışmaya Devam Eden İşçi Tazminat Talep Edebilir mi?
İş kazasından sonra işçinin yeniden çalışmaya başlaması, her durumda herhangi bir maddi zararının bulunmadığı anlamına gelmez.
İşçi aynı işyerinde veya başka bir işyerinde çalışmaya devam edebilir. Ancak kaza nedeniyle çalışma gücünde kalıcı bir azalma meydana gelmişse, bu durum gelecekteki çalışma hayatını ve gelir elde etme kapasitesini etkileyebilir.
Bu nedenle işçinin çalışmaya devam edip etmediği tek başına belirleyici değildir. Sağlık durumunun ve çalışma gücü kaybının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
İş Göremezlik Tazminatında Gerçek Ücret Neden Önemlidir?
Tazminat hesabında işçinin gerçek gelirinin doğru şekilde belirlenmesi büyük önem taşır.
Bordroda gösterilen ücret ile işçinin fiilen elde ettiği ücret arasında fark bulunması halinde, gerçek ücretin belirlenmesine ilişkin delillerin değerlendirilmesi gerekebilir.
Banka kayıtları, bordrolar, işyeri kayıtları, tanık anlatımları, ücret araştırmaları ve işin niteliğine ilişkin bilgiler ücretin belirlenmesinde önem taşıyabilir.
Gerçek ücretin düşük belirlenmesi, buna bağlı olarak tazminat hesabının da düşük çıkmasına neden olabilir.
Eksik Maluliyet veya Çalışma Gücü Kaybı Tespiti Mağduriyete Neden Olabilir mi?
İş kazası sonrasında işçinin sağlık durumunun doğru şekilde ortaya konulması tazminat bakımından önemli bir aşamadır.
Tedavi süreci tamamlanmadan yapılan değerlendirmeler ile tedavilerin tamamlanmasından sonraki kalıcı sağlık durumu arasında farklılık bulunabilir.
Bu nedenle işçinin bütün tedavi ve ameliyat kayıtlarının, sağlık kurulu raporlarının ve hastalığın kalıcı sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Çalışma gücü kaybının gerçeğe uygun şekilde belirlenmemesi, işçinin uğradığı zararın da eksik hesaplanmasına neden olabilir.
İşverenin Kusuru İş Göremezlik Tazminatını Etkiler mi?
İş kazasından kaynaklanan tazminat uyuşmazlıklarında kusur durumu önemli bir konudur.
İşverenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alıp almadığı, gerekli eğitimleri verip vermediği, koruyucu ekipmanları sağlayıp sağlamadığı, çalışma ortamındaki riskleri yeterince değerlendirip değerlendirmediği ve işin güvenli şekilde yürütülüp yürütülmediği incelenebilir.
Bunun yanında işçinin davranışlarının kazanın meydana gelmesine etkisi bulunup bulunmadığı da değerlendirilir.
Kusur durumunun doğru belirlenmesi, tazminat hesabının da doğru yapılabilmesi bakımından önem taşır.
İşveren Her İş Kazasından Sorumlu mudur?
İş kazasının meydana gelmiş olması tek başına her durumda işverenin aynı ölçüde sorumlu olduğu anlamına gelmez.
Kazanın meydana geliş şekli, işveren tarafından alınan önlemler, işçinin davranışları, üçüncü kişilerin etkisi ve diğer somut koşullar birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle iş kazasının yalnızca sonucuna bakılarak kusur değerlendirmesi yapılması yerine, kazaya neden olan olayların tamamının incelenmesi gerekir.
İş Göremezlik Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
İş göremezlik tazminatı hesabı, dosyaya özgü teknik bir hesaplamadır.
Hesaplamada;
- işçinin yaşı,
- gerçek geliri,
- yaptığı iş,
- çalışma gücündeki kayıp,
- geçici veya sürekli iş göremezlik durumu,
- sağlık durumu,
- kusur oranları,
- çalışma hayatının süresi,
- gelecekteki gelir kaybı,
- SGK tarafından yapılan ödemeler ve bağlanan gelirler,
- somut olay nedeniyle ortaya çıkan diğer maddi zararlar
gibi birçok unsur dikkate alınabilir.
Bu nedenle yalnızca bir maluliyet oranına bakılarak tazminat miktarının belirlenmesi mümkün değildir.
SGK’dan Ödeme Alınmış Olması Tazminat Hakkını Ortadan Kaldırır mı?
SGK tarafından yapılan ödemeler ile işverene karşı ileri sürülebilecek tazminat talepleri farklı hukuki niteliklere sahiptir.
İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle SGK tarafından geçici iş göremezlik ödeneği veya şartları oluştuğunda sürekli iş göremezlik geliri sağlanabilir.
Buna karşılık işverene karşı talep edilebilecek maddi tazminat bakımından işçinin gerçek zararı ve işverenin sorumluluğu ayrıca incelenir.
Bu nedenle iş kazası sonrasında SGK’dan ödeme alınmış olması, olayın tüm tazminat yönleriyle incelenmesine engel değildir.
İş Kazası Bildirilmemişse Ne Yapılabilir?
İşveren tarafından iş kazasının SGK’ya bildirilmemiş olması, işçinin haklarının kendiliğinden ortadan kalkması anlamına gelmez.
Ancak iş kazasının doğru şekilde kayıt altına alınması, olayın tespiti ve sonrasında kullanılabilecek sosyal güvenlik ve tazminat haklarının belirlenmesi bakımından önemlidir.
İş kazasının hiç bildirilmemesi veya olayın gerçeğe aykırı şekilde bildirilmesi halinde, olayın gerçek niteliğinin ortaya konulması için hukuki yolların değerlendirilmesi gerekebilir.
İş Göremezlik Tazminatında Hangi Belgeler Önemlidir?
İş kazası veya meslek hastalığı sonrasında belgelerin eksiksiz şekilde muhafaza edilmesi önemlidir.
Özellikle;
- iş kazası tutanakları,
- SGK kayıtları,
- hastane kayıtları,
- epikriz raporları,
- ameliyat belgeleri,
- sağlık kurulu raporları,
- istirahat raporları,
- işyeri kayıtları,
- ücret bordroları,
- banka kayıtları,
- iş sözleşmesi,
- iş sağlığı ve güvenliği eğitim belgeleri,
- risk değerlendirmeleri,
- tanık bilgileri,
- kaza fotoğrafları ve görüntüleri
tazminat sürecinde önem taşıyabilir.
İş Göremezlik Tazminatında En Sık Karşılaşılan Mağduriyetler Nelerdir?
İş kazası geçiren kişiler çoğu zaman öncelikle tedavi sürecine ve sağlık sorunlarına odaklanmaktadır. Bu nedenle tazminat bakımından önem taşıyan bazı konular gözden kaçabilmektedir.
Gerçek ücretin dosyaya yansıtılmaması, çalışma gücü kaybının eksik değerlendirilmesi, kusur incelemesinin yeterince yapılmaması, SGK ödemeleri ile tazminat hesabının birbirine karıştırılması veya mevcut delillerin zamanında toplanmaması mağduriyete yol açabilecek önemli sorunlardır.
Özellikle kalıcı sağlık sorunlarında, kişinin yalnızca bugünkü durumunun değil, gelecekteki çalışma hayatının nasıl etkileneceğinin de değerlendirilmesi gerekir.
İş Göremezlik Tazminatı Davasında Manevi Tazminat da Talep Edilebilir mi?
İş kazası nedeniyle işçinin hem ekonomik hem de manevi zarar yaşaması mümkündür.
Maddi tazminat ekonomik kayıpların giderilmesine yönelikken, manevi tazminat bedensel bütünlüğün ve kişilik değerlerinin zarar görmesinden kaynaklanan manevi zararın giderilmesine yöneliktir.
Somut olayın şartlarına göre maddi ve manevi tazminat talepleri birlikte gündeme gelebilir.
İş Kazası Ölümle Sonuçlanırsa Ne Olur?
İş kazasının ölümle sonuçlanması halinde, işçinin kendi çalışma gücü kaybından kaynaklanan tazminat yerine, hak sahiplerinin uğradığı zararlar gündeme gelir.
Şartların oluşması halinde, ölen işçinin desteğinden yararlanan kişiler tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilir.
Bunun yanında hak sahiplerinin manevi tazminat talepleri ve SGK kapsamında doğabilecek hakları da ayrıca değerlendirilmelidir.
İş Göremezlik Tazminatında Zamanaşımı ve Süreler Önemli midir?
İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan taleplerde sürelerin doğru belirlenmesi önemlidir.
Somut olayın niteliğine, talebin türüne, zararın ortaya çıkışına ve uygulanacak hukuki düzenlemelere göre değerlendirilmesi gereken farklı süreler bulunabilir.
Bu nedenle iş kazasının üzerinden uzun süre geçmiş olması halinde dahi dosyanın doğrudan sonuçsuz olduğu düşünülmemeli; olayın tarihleri ve mevcut belgeler üzerinden sürelerin ayrıca incelenmesi gerekir.
İş Göremezlik Tazminatı Davalarında Avukat Desteği Neden Önemlidir?
İş göremezlik tazminatı davaları; sağlık durumu, çalışma gücü kaybı, kusur, gerçek ücret, SGK kayıtları ve aktüerya hesabı gibi birçok farklı unsurun birlikte değerlendirilmesini gerektiren uyuşmazlıklardır.
Özellikle kalıcı çalışma gücü kaybının bulunduğu iş kazalarında, dosyanın başından itibaren doğru belgelerin toplanması ve sağlık durumunun doğru şekilde ortaya konulması büyük önem taşır.
Tazminat hesabının düşük çıkmasına neden olabilecek bir eksikliğin daha sonra fark edilmesi, sürecin uzamasına veya yeni hukuki sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir.
Bu nedenle iş kazası veya meslek hastalığı sonrasında sağlık raporlarının, çalışma gücü kaybının, kusur durumunun, gerçek ücretin, SGK ödemelerinin ve tazminat hesabının bir bütün olarak değerlendirilmesi önemlidir.
Hukuki Destek Alabilirsiniz
İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle geçici ya da sürekli iş göremezlik durumunuz oluşmuşsa, yalnızca SGK tarafından yapılan ödemelerle yetinmeden doğmuş olabilecek haklarınızın tamamının değerlendirilmesi önemlidir.
Çalışma gücü kaybınızın doğru belirlenmediğini, gerçek ücretinizin hesaba katılmadığını, iş kazasının bildirilmediğini veya uğradığınız zararın eksik hesaplandığını düşünüyorsanız, dosyanın ayrıntılı şekilde incelenmesi gerekir.
TUZCU HUKUK & DANIŞMANLIK ile 0505 942 23 77 telefon numarası veya sitemizde bulunan WhatsApp kanalı üzerinden iletişime geçerek iş göremezlik tazminatı, iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleriniz hakkında hukuki destek alabilirsiniz.
Başta Konya ve Ankara olmak üzere İzmir ve İstanbul illerinde de birçok dava takibi yapılmakta; farklı şehirlerde bulunan müvekkiller için de hukuki süreçler takip edilebilmektedir.