İŞÇİNİN İŞVERENE VERDİĞİ ZARARDAN DOĞAN DAVALAR

İşçinin işini yerine getirirken işverene ait araç, makine, ekipman, malzeme veya diğer işyeri varlıklarına zarar vermesi, işveren ile işçi arasında önemli hukuki uyuşmazlıklara neden olabilir.

Ancak işyerinde meydana gelen her zararın otomatik olarak işçiye yüklenmesi mümkün değildir. İşçinin sorumluluğunun doğabilmesi için zararın nasıl meydana geldiği, işçinin kusurunun bulunup bulunmadığı, zararın öngörülebilir olup olmadığı ve olayın çalışma koşulları içerisinde nasıl gerçekleştiği birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle işverenin uğradığını ileri sürdüğü zararın doğrudan işçinin ücretinden kesilmesi veya işçiden herhangi bir bedel talep edilmesi öncesinde olayın hukuki yönünün dikkatle incelenmesi gerekir.

İşçinin İşverene Verdiği Zarardan Sorumluluğu Ne Zaman Doğar?

İşçinin işverene verdiği zarardan sorumlu tutulabilmesi için öncelikle işçinin davranışı ile ortaya çıkan zarar arasında uygun bir bağlantının bulunması gerekir.

İşçinin işini yerine getirirken meydana gelen her hata, doğrudan tazminat sorumluluğu anlamına gelmez. İşçinin görevini yerine getirirken gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği, kendisine verilen talimatlar, işin niteliği, çalışma koşulları ve olayın meydana geliş şekli değerlendirilmelidir.

Özellikle işin niteliği gereği belirli bir risk taşıyan faaliyetlerde, normal çalışma sürecinde meydana gelebilecek olağan zararlarla işçinin kusurundan kaynaklanan zararların birbirinden ayrılması önemlidir.

İşveren Her Zararı İşçiden Talep Edebilir mi?

Hayır.

İşverenin işyerinde bir zararın meydana gelmiş olması, tek başına işçinin bu zararı karşılamak zorunda olduğu anlamına gelmez.

İşçinin sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın tüm koşulları incelenmelidir. Zarara işçinin hangi davranışının neden olduğu, bu davranışın kusurlu olup olmadığı ve meydana gelen zararın işçiye yüklenebilecek kısmının ne olduğu belirlenmelidir.

Bunun yanında işverenin kendi kusuru veya iş organizasyonundaki eksiklikler de olayın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.

İşçinin Kusuru Neden Önemlidir?

İşçinin işverene verdiği zarardan doğan sorumluluk bakımından kusur önemli bir unsurdur.

İşçinin bilerek veya gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek zarara neden olması ile tamamen kusuru dışında gerçekleşen bir olay sonucunda zararın ortaya çıkması aynı şekilde değerlendirilemez.

Örneğin işçinin kendisine verilen güvenlik ve kullanım talimatlarına aykırı hareket etmesi ile gerekli eğitim verilmeden veya uygun ekipman sağlanmadan bir işi yapmaya zorlanması arasında önemli bir fark bulunmaktadır.

Bu nedenle zararın yalnızca miktarına değil, zararın hangi koşullarda meydana geldiğine de bakılması gerekir.

İşçinin Maaşından Zarar Bedeli Kesilebilir mi?

İşverenin işçiden kaynaklandığını ileri sürdüğü bir zararı doğrudan ücretinden kesmesi her durumda mümkün değildir.

Ücretten yapılacak kesintinin hukuka uygun olup olmadığı; kesintinin nedenine, işçinin rızasına, iş sözleşmesine, toplu iş sözleşmesine ve olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

İşçinin ücretinin tek taraflı şekilde ve hukuka aykırı olarak azaltılması, ayrıca işçilik alacakları bakımından bir uyuşmazlığa neden olabilir.

Bu nedenle işveren tarafından yapılan zarar kesintilerinin dayanağının ayrıca incelenmesi gerekir.

İşveren İşçiden Zarar Bedelini Nasıl Talep Edebilir?

İşveren, işçinin kusurlu davranışı nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararın giderilmesini talep edebilir.

Uyuşmazlığın niteliğine göre işçiden doğrudan ödeme talep edilmesi, arabuluculuk sürecine başvurulması veya şartları bulunuyorsa dava açılması gündeme gelebilir.

Dava aşamasında zararın gerçekten meydana gelip gelmediği, zarar miktarı, işçinin kusuru ve varsa işverenin veya üçüncü kişilerin kusuru birlikte değerlendirilir.

İşçinin İşverene Verdiği Zarar Nasıl Hesaplanır?

Zararın miktarı olayın niteliğine göre belirlenir.

Örneğin işverenin aracının zarar görmesi halinde onarım giderleri, işyerindeki bir makinenin zarar görmesi halinde onarım veya yenileme giderleri, işyerindeki ürünlerin zarar görmesi halinde ise gerçek zarar miktarı araştırılabilir.

Ancak işverenin ileri sürdüğü her giderin doğrudan işçiden talep edilebileceği söylenemez. Zararla doğrudan bağlantılı olmayan veya gerçek zararı aşan bedeller ayrıca değerlendirilmelidir.

İşverenin de Kusuru Varsa İşçi Zarardan Tamamen Sorumlu Olur mu?

Her olayda aynı sonuca ulaşılması mümkün değildir.

İşverenin gerekli iş güvenliği tedbirlerini almaması, işçiye yeterli eğitim vermemesi, uygun ekipman sağlamaması, iş organizasyonunu hatalı şekilde gerçekleştirmesi veya zararın meydana gelmesinde başka kişilerin etkisinin bulunması halinde bu hususlar da değerlendirilmelidir.

Zararın meydana gelmesinde birden fazla kişinin veya tarafın etkisinin bulunması halinde sorumluluğun kapsamının buna göre belirlenmesi gerekir.

İşçinin Kendi Hatasıyla Araca Zarar Vermesi Halinde Ne Olur?

İşçinin kullandığı işveren aracının zarar görmesi, uygulamada sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biridir.

Aracın zarar görmesi tek başına işçinin tazminat ödemesi gerektiğini göstermez. Kazanın veya hasarın nasıl meydana geldiği, trafik ve çalışma koşulları, işçinin kusur durumu, aracın teknik durumu ve işveren tarafından verilen talimatlar birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle işçinin görevi kapsamında aracı kullanması sırasında meydana gelen olağan riskler ile açık bir kusur sonucunda ortaya çıkan zararların birbirinden ayrılması gerekir.

İşçinin İşverene Verdiği Zarar Nedeniyle İşten Çıkarılması Mümkün müdür?

İşçinin işverene zarar vermesi, iş sözleşmesinin sona erdirilmesi bakımından da gündeme gelebilir.

Ancak işverenin fesih işleminin hukuka uygun olup olmadığı; zararın niteliğine, işçinin kusuruna, zararın miktarına, olayın meydana geliş şekline ve işçinin davranışının iş ilişkisini ne ölçüde etkilediğine göre değerlendirilmelidir.

Bu nedenle yalnızca “işverene zarar verildi” gerekçesiyle yapılan her fesih işleminin geçerli veya haklı olduğu kabul edilemez.

İşverenin Zarar Talebi ile İşten Çıkarma Aynı Şey midir?

Hayır.

İşverenin uğradığı zararın işçiden talep edilmesi ile iş sözleşmesinin feshedilmesi birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.

Bir olay nedeniyle hem zarar tazmini hem de iş sözleşmesinin sona erdirilmesi gündeme gelebilir. Ancak her iki konuda da kendi hukuki şartlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.

İşçi İşverenin Talep Ettiği Zarar Bedeline İtiraz Edebilir mi?

İşçi, kendisine yöneltilen zarar talebinin hukuki veya maddi dayanağı bulunmadığını düşünüyorsa buna karşı çıkabilir.

Özellikle zararın kendisinden kaynaklanmadığı, zararın işverenin kusurundan doğduğu, talep edilen bedelin gerçek zararı aştığı veya kusur oranının doğru belirlenmediği ileri sürülebilir.

Bu nedenle işveren tarafından hazırlanan tutanak, zarar hesaplaması veya ücret kesintisi belgesi doğrudan kabul edilmeden önce hukuki durumun değerlendirilmesi önemlidir.

İşverenin Zararı İşçinin Ücretinden Kesmesi İşçilik Alacağını Etkiler mi?

İşveren tarafından yapılan hukuka aykırı bir kesinti, işçinin ücret ve diğer işçilik alacakları bakımından ayrıca uyuşmazlık doğurabilir.

İşçinin ücretinden yapılan kesintinin hangi hukuki sebebe dayandığı, kesintinin miktarı ve işçinin bu kesintiye ilişkin rızasının bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

Hukuka aykırı olduğu belirlenen kesintilerin işçiye iadesi gündeme gelebilir.

İşçinin İşverene Verdiği Zarardan Doğan Davalarda Hangi Deliller Önemlidir?

Uyuşmazlığın niteliğine göre farklı deliller önem kazanabilir.

Kaza veya olay tutanakları, iş sözleşmesi, işyeri talimatları, eğitim kayıtları, araç ve makine kullanım belgeleri, kamera kayıtları, fotoğraflar, servis ve onarım faturaları, banka kayıtları ve tanık anlatımları değerlendirmeye alınabilir.

Ayrıca zararın miktarının belirlenmesi gerektiğinde bilirkişi incelemesi de gündeme gelebilir.

Delillerin olay meydana geldikten sonra mümkün olduğunca korunması, uyuşmazlığın çözümünde önemli kolaylık sağlayabilir.

İşverenin Zarar Talebinde Arabuluculuk Gerekir mi?

Uyuşmazlığın niteliğine göre zorunlu arabuluculuk hükümleri gündeme gelebilir.

Özellikle işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlığın iş ilişkisinden kaynaklanması halinde dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle doğrudan dava açmadan önce uyuşmazlığın niteliğine göre arabuluculuk şartının bulunup bulunmadığının belirlenmesi önemlidir.

İşçinin İşverene Verdiği Zarardan Doğan Davalarda Avukat Desteği Neden Önemlidir?

İşverenin uğradığını ileri sürdüğü zararın gerçekten işçiden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, işçinin kusurunun bulunup bulunmadığı ve talep edilen zarar miktarının gerçek zararı yansıtıp yansıtmadığı her olayda ayrı ayrı incelenmelidir.

Özellikle araç, makine, ekipman veya işyeri malzemelerinde meydana gelen zararlar bakımından olayın teknik yönleri de önem taşıyabilir.

İşveren tarafından talep edilen bedelin kabul edilmesi veya işçinin ücretinden kesinti yapılması öncesinde olayın hukuki durumunun değerlendirilmesi, olası hak kayıplarının önlenmesi bakımından önemlidir.

Hukuki Destek Alabilirsiniz

İşveren tarafından tarafınıza zarar bedeli ödenmesi yönünde talepte bulunulmuşsa, ücretinizden zarar gerekçesiyle kesinti yapılmışsa veya işverene verilen bir zarar nedeniyle iş sözleşmeniz sona erdirilmişse, olayın hukuki yönünün ayrıntılı şekilde incelenmesi gerekir.

TUZCU HUKUK & DANIŞMANLIK olarak işçi ve işveren arasındaki zarar uyuşmazlıkları, işçilik alacakları ve iş hukukundan kaynaklanan diğer hukuki süreçlerde dosyanın özelliklerine göre hukuki değerlendirme ve dava takibi yapılmaktadır.

Başta Konya ve Ankara olmak üzere İzmir ve İstanbul illerinde de birçok dava takibi yapılmakta; farklı şehirlerde bulunan müvekkiller için de hukuki süreçler takip edilebilmektedir.

TUZCU HUKUK & DANIŞMANLIK ile 0505 942 23 77 telefon numarası veya sitemizde bulunan WhatsApp kanalı üzerinden iletişime geçerek işçinin işverene verdiği zarardan doğan uyuşmazlıklar hakkında hukuki destek alabilirsiniz.

Leave a Comment